18 Ara 2008
Süper Lig'i Onlara Emanet Edelim mi ?
Ana Paula de Oliveira resimde ki hakem.Playboy dergisine soyunduğu için Brezilya Futbol Federasyonu,uluslararası maçlarda görev almasını yasaklamıştı.Eski bir mevzu.Şimdi durumu nedir açıkcası bilmiyorum konumuz da bu değil tabiki.Resimde çok güzel durduğu için koydum.Konumuz süper lig hakemleri.Devrenin bitmesine son bir hafta kala her hafta gündemde olanlar onlardı.Doğru karar verdiler eleştirildiler,yanlış karar verdiler istifaya davet edildiler.İnsan olduklarını unutulararak eleştirildiler.Ha bazı eleştirilere de hak vermiyor değilim yani.
Türkcell Süper Lig'in kanayan bir yarası bu durum.Peki bu yaraya kim ilaç olacak.Yıllardır sürüp gitti bu yara.Artık kemiğe dayandı.Nasıl önlem alınabilir bir çok öneri sunuldu.Hiç bir faydası görülmedi.Yakında kemiğide geçip kolsuz,bacaksız da kalabiliriz.Aman diyorum...
Ne hakemlikten çok anlarım nede hakem eleştirmekten.Ama anlayanda öneri sunuyor anlamayanda.Bende bir öneri sunmak istiyorum;Süper lig için bayan hakemler yetiştirilsin.Evet önerim bu, bayan hakem.Bence hatalar ve futbolcuların itirazları azalacaktır.Tek korkum taraftar.
Bir de anket sunalım; Türkcell Süper Lig'i bayan hakemler yönetsin mi? Sağ üst köşede.
17 Ara 2008
Şaşırdı(m) Hocam
Yan yattı,çamura battı,ters döndü,şu oldu,bu oldu derken sonunda olması gereken oldu.Çok geç kalınmış bir adım.Umarım koşarak yetişebiliriz.Sonunda Milli takım patronlarından bir açıklama gelmiş.Terim'in yardımcısı Müfit Erkasap ''futbol gündemi'' adlı programa katıldığı zaman şunları söylemiş; bakalım.
16 Ara 2008
15 Ara 2008
Başka Bir Dünya
Her şey güzeldi,hoştu.Ortada harika bir mücadele ve enfes bir futbol vardı.Hepsini bir kenara bırakmak istiyorum.Del Piero'yu,Ronaldinho'yu vs. De Ceglie'niden söz etmek istiyorum. Dakikalar otuzu gösterdiği zaman Nedved sakatlanarak yerini bıraktı De Ceglie'neye.Çok maçını izlemedim belki ama uzun zamandır genç bir sol ayağın çizgiyi bu kadar etkili ve verimli kullandığını görmemiştim.Amauri'ye bir aisist yaptı ve Zambrotta'nın oyundan atılmasını sağladı.
Kaptanlar gemilerine herzaman sahip çıkarlar ve bu kaptanların çok iyi mürettebattı var.
JUVENTUS 4-2 MİLAN
Kaptanlar gemilerine herzaman sahip çıkarlar ve bu kaptanların çok iyi mürettebattı var.JUVENTUS 4-2 MİLAN
14 Ara 2008
dönüşe dair yol için
6 Ara 2008
90+'da Gelen Sevinç
61'de Philipp Lahm'ın attığı golden sonra bu şekide sevinen Jürgen Klinsmann Hoffenheim'ı ne denli ciddiye aldığını gözler önüne seriyor.Son yarım saate kadar başabaş hatta bazı bölümlerde üstün bir futbol sergileyen Ralf Rangnick'in ekibi zirvede bulunmlarının tesadüf olmadığını tüm Almanlara gösterdi.Beraberlik golünden sonra maçı yarı sahaya yıkan ve kendi futbolunu kabullendiren bir München vardı sahada.Golün 90+'larda gelmesi Hoffenheim için son derece şanssızlıktı .Beraberliği sonuna kadar hak etmişlerdi.


Toni'ye gelince;her eve lazımlardan.Verdiği mücadele en hırcın defans oyun sistemini bile allak bullak edebilecek cinsten.Bir parantez de Vedad Ibisevic için açmak isterim.Yeni sezonda önde gelen kuluplerin birinde görme ihtimalimizi her geçen gün arttırıyor.
5 Ara 2008
Bitiş Düdüğü
Tatsız-tutsuz ve bir o kadar da zevksiz bir lig yaşadık şu zamana kadar.On üç haftayı geride bıraktık.Geçen bu haftalar arasında hafızalarda kalan maç sayısı üçü geçmez. Kötü bir sezon geçiriyoruz. Futbolcu kalitesi olarak çok değil belki ama oynanan futbol kalitesi olarak avrupadan çok gerideyiz. Hani aman aman bir futbolcu kalitesi olan bir ligimiz de yok ama yine de son yıllar da bir artış söz konusu.Türkiye'de futbolu yöneten abilerimizin ipleri ellerinden kaçırdığını,yöneticilerin ipleri yaktığını ortada ip kalmayınca da teknik direktörlerin saçmaladıklarını görmeye başladık.Hal böyle olunca futbolcular benliklerini taraftar da kendini kaybeder oldu.Ne güzel bir futbol kaldı ortada ne de ''bu gün maça gidelim takımımızı destekleyelim'' nidaları kaldı.
Artık yeni adetler getirilmeye başlandı.Maçların başlamasına günler kala atanan hakemlerin açıklanması yeni bir boyut kazandırdı aslında.Amaç farklıydı elbet bunu yapmakta.Haklı bir tarz da olabilir ama bunu yapınca neler olduğunu daha bir iki hafta önce gördük.Atanan hakemleri aramak,atanan hakemleri atandırmak ve buna benzer olaylarla konuşulmaya başlandı futbolumuz.Her hafta bir iki hakemimizi istifaya çağırır olduk.Futbol Federasyonu'nu her hafta görevi bırakmaya davet ettik.Konuları her hafta futboldan uzaklaştırmak için gündemler yarattık.
Bir kaç kelamda medyamız ve ekranlarda futbol yorumlayan büyüklerim için.Yakın bir gelecekte kendilerini dinleyecek futbol meraklısı insan bulamaycaklar.Dikkat edersek yorum yapanların bir çoğu eski futbolcu.Hiç tanımayan birisini ekranın başına oturtsak dinle televizyondan konuşan yorumcuyu desek eskiden mesleğinin futbolculuk olduğunu söylesek inandırmak pek mümkün olmayabilir.Futbolcu olmak, ülkemizde futbol oynamak son derece zor. Hele ki medyamız son derece acımasız eleştiriler yaparken.Ben bir futbol aşığıyım.Televizyon başında hiç bir şeyden bu kadar çok zevk almıyorum ve iyi bir taraftarım.Haklarım arasında adil bir futbol yönetmenliği istemek,tarafsız maç yönetimi istemek,göze hoş gelen futbol maçları izlemek olduğunu düşünüyorum.
İlgililere burdan seslenmek istiyorum;futbol topumuzun patlamasını istemiyoruz.
Seyir Defteri

5 Aralık Cuma
20:00 Denizlispor - Fenerbahçe (Lig Tv)
21:30 B.Münih - Hoffenheım (Kanal 24)
22:30 Amadora - Sportıng Lizbon (Spormax)
6 Aralık Cumartesi
14:45 Fulham - M.Cıty (Spormax)
16:30 Schalke - Herta Berlin (Kanal 24)
17:00 Hull Cıty -Mıddlesbrough (Spormax)
19:00 Beşiktaş - Ankaraspor (Lig Tv)
19:30 Manchester Utd - Sunderland (Spormax)
20:00 Marsilya - Nıce (Kanal A)
21:30 Lazıo - Inter (Ntv Spor)
22:00 Nantes - Lyon (Kanal A)
23:00 Barcelona - Valencıa (Ntv)
7 Aralık Pazar
15:00 Trabzonspor - Kocaelispor (Lig Tv)
16:00 AC.Mılan - Catanıa (Ntv Spor)
18:00 Everton - Aston Vılla (Spormax)
18:00 Lorıent - Nancy (Kanal A)
18:00 Köln - Hamburg (Kanal 24)
19:00 Ankaragücü - Galatasaray (Lig Tv)
21:00 Goıas - Sao Paulo (Spormax)
22:00 Parıs St Germaın - Le Mans (Kanal A)
22:00 Real Madrıd - Sevilla (Ntv Spor)
8 Aralık Pazartesi
22:00 West Ham - Tottenham (Spormax)
4 Ara 2008
GLADIATOR

Gennaro Gattuso... Öyle bir futbolcu düşünün ki; sahada en çok o koşsun,en çok o mücadele etsin, en çok onun forması kirlensin, en çok onun forması terlesin, en çok o bağırıp çağırsın, yaramaz çocuklar gibi bep onun biryerleri yaralansın da oyuna bandajla devam etsin, en çok rakibi ve hakemlerle o tartışsın, gol yemeye en çok o tepki versin, gol sevincini en hırslı o yaşasın, sahada kart görecek birisi varsa hep o olsun hatta bazı maçlarda sarı kart onu kesmesin, bir savaşçı edası ile kendini hırpalasın...
Sahaya 11 e 11 çıkıyosanız ve takımınızda Gattuso varsa daima avantaj sahibi olan sizsinizdir.Ta ki o kart görene ya da sakatlanana kadar.
Gattuso ,onbinlerin önünde oynanan bu oyunun öyle önemli parçasıdır ki;Gattuso hayranı taraftar grubu bile vardır ki Gennaro nereye onlar oraya şeklindedir.O çim sahada topun arkasından çocuklar gibi koşmak Allah vergisi bir sevimlilik oluveriyor.
Gözükara olmak öğretilecekse futbolda bu dersi verecek mutlaka Gattuso olmalıdır.Hakemin düdüğünden hemen önce yüregini çıkarıp sahanın her noktasına serpiştirir Gattuso,son düdüğün ardından taraftarının da desteği ile toplar onları.
Futbolun nasıl oynanacağını dünyaya haykırıcasına, orta sahadan dünyanın heryerine ulaşabilen bu sese kulak verelim .
Aldırma Gönül
Yazıya başlamadan önce oynadığı güzel futbol için 10'a teşekkür etmek istiyorum. Hacettepe maçından sonra aldığı acımasız ve bana göre haksız eleştiriden sonra bu denli güzel bir futbol oynayacağını açıkcası beklemiyordum. Tek kelime ile harikaydı. M.Topal ve Barış'ın takıma geri dönmeleri Galatasaray için büyük kazanç sağlamış durumda. Bitmek bilmeyen enerjileri,özellikle Barış'ın,takımın defansif özelliklerini arttırırken defans ve forvet hattının akışını hızlandırmıştır. Defansta Servet'in hücumda Baros'un mücadelesi ayrı bir hırs yüklemişti takıma.Lincoln'ün kendinden emin hareketleri ve taktığı pazubantın ağırlığı kaleye atılan isabetli şutların varlığı mücadele gücünü arttırdı. Belki eksik olan Arda ve Kewell'ın kanat organizasyonlarından diğer maçlara nazaran daha az yararlanılmasıydı.Bir ara her ikisininde aynı kanatta hücum yapmaya çalışırken bile gördük. Ayrı bir parantezde taraftara açmak istiyorum. Onlar heryerde. Saygıyla eğiliyorum.Aslından maçtan çok konuşmak istediğim bir konu var. Maçtan sonra UEFA kupası özel programlarından yapılan maç yorumları ve gazetelerin spor sayfalarında yazan köşe yazarlarının yorumları.Beceremiyoruz biz yorumcu olmayı,hak edene hakkını vermeyi,eleştirirken siyaha ak aka siyah diyoruz.Konu içerisindeki kişiye karşı antipatimiz varsa vuruyoruz acımasızca.Güzel futbol ve kazanılan üç puan sonunda bir spor yorumcusu çıkıp diyor ki;''Lincoln bu gün müthiş bir futbol ortaya koydu''.Bu konuda hem fikiriz.Yalnız devamında diyor ki;''Oynadığı bu güzel futbolu maçın Almanya'da oynanıyor olması ve sanki Lincoln'ün Almanya'ya geri dönmek için birilerine birşeyler kanıtlamak istiyor olması''diyor.İnsaf be kardeşim.Yani kısacası diyor ki Lincoln Almanya'ya dönmek istiyor.Birde sahaya kaptan olarak çıkması sorun olmuş.Ben bu işin sonunu şimdiden tahmin edebiliyorum.Yakında Lincoln gollerine devam ederken güzel vuramadı ama gol oldu,o topa o şekilde vurulmaz,oraya pas mı verilirmiş,saçları uzamış o yüzden oynayamıyor vs gibi akıl almaz haksız eleştirilere maruz kalacak,Türkiye'den gidince rahat edecekler.
2 Ara 2008
Haadi Hayırlı Seyirler
1 Ara 2008
Kazanılan Tek Şey ''BAROS''
Maç başlamadan önce ilk gölü Galatasaray'ın yiyeceğini tahmin ediyordum ama bu şekilde kazanacağını tahmin etmemiştim.Oynanan bu futbol kimseye tat vermez.Maç üzerine çok konuşmak istemiyorum hatta gereksiz olduğunu düşünüyorum, çünkü ortada konuşulacak bir futbol yoktu. Belki Hacettepe'nin tecrübesizliği ve paniği yüzünden kaybettiği puanı konuşabiliriz.

Galatasaray açısından kazanılan üç puan değil bence kazanılan tek şey Baros. Gol atamama sendromuna son verdi. Bu hem Galatasaray için hem Baros için geçmesi gereken bir rahatsızlıktı.

Galatasaray açısından kazanılan üç puan değil bence kazanılan tek şey Baros. Gol atamama sendromuna son verdi. Bu hem Galatasaray için hem Baros için geçmesi gereken bir rahatsızlıktı.
29 Kas 2008
Seyir Defteri

29 Kasım Cumartesi
14:00 Sivasspor - Gaziantepspor (Lig Tv)
17:00 Mıddlesbrough - Newcastle United (Spormax)
19:00 Fenerbahçe - Beşiktaş (Lig Tv)
20:00 Lyon - Valencıennes (Kanal A)
22:00 Sochaux - Bordeaux (Kanal A)
23:00 Sevilla - Barcelona (Ntv)
30 Kasım Pazar
15:30 Manchester Cıty - Manchester United (Spormax)
16:00 Inter - Napoli (Ntv Spor)
18:00 Chelsea - Arsenal (Spormax)
18:00 Toulouse - Marsilya (Kanal A)
18:00 Huelva - Vıllarreal (Ntv Spor)
20:00 Braga - Nacıonal Madeıra (Lig Tv)
21:00 Sao Paulo - Flumınense (Spormax)
21:30 Palermo - AC Mılan (Ntv Spor)
22:00 Rennes - P.ST Germaın (Kanal A)
01 Aralık Pazartesi
22:00 Lıverpool - West Ham (Spormax)
26 Kas 2008
Başarı mı? Kalli mi? Biliyor muyuz anlamını?
Defalarça yazılıp çizildi, herkes herşeyin farkında ancak bir kaç kelam etmeden duramadım. Haberlere düşünce inanamadım. resmi site de aynı şeyi söylüyordu. Buyrun efendim;''Galatasaray Spor Kulübü’nde 1992 - 1993 ile 2007 - 2008 tarihlerinde Teknik Direktörlük, 1993 - 1994 sezonunda ise Teknik Danışmanlık yapan Karl - Heinz Feldkamp, 27 Kasım 2008 / 27 Mayıs 2009 döneminde Teknik Danışman olarak görev yapacaktır.
Sayın Karl - Heinz Feldkamp’a başarılar dileriz''.
Kamuoyuna duyurulur.
Galatasaray Spor Kulübü
http://www.galatasaray.org/
Galatasaray'ın en parlak dönemini ne zamandı hepimiz biliriz.Dört yıl üst üste yaşadığı şampiyonluğun akabinde UEFA şampiyonluğu ve SÜPER kupa şampiyonluğu yaşadı.Bu süre zarfında mevcut kadroyu genellikle korudu ve bir teknik adam değiştirdi. Hoş değişmese yine alırlardı süper kupayı. Demek istediğim oturmuş bir kadro ve kadroyu iyi tanıyan bir teknik ekip vardı.
Şu sıralar Galatasaray'da yaşanan olayları, yapılan değişiklikler ne olursa olsun anlamak çok zor. Bir yandan bakıyorsun kadro gerçekten güzel, diğer yandan bakıyorsun takımın başına getirilen teknik adam, tamamen kapalı kutu. Şimde de gecen yıl ligin bitimine altı hafta kala Kalli'yi gönderen yönetim Teknik Danışman olarak takıma geri monte ediyor. Bir yandan çıkan haberlerde de Skibbe'nin gönderilip yerine yeni bir teknik adamın getirileceğini söyleniyor. Bende soruyorum; Skibbe'nin yerine gelecek olan adam Kalli'nin altında bir teknik direktörlük sıfatını taşır mı ? Anlamak, anlam yüklemek çok zor.
Ümit Davala'yı takıma getirirken ''uzun süre çalışmak istiyoruz'' açıklamasını yapıp altı hafta sonunda gönderen ve her açıklamada Skibbe'nin arkasındayız diyen yönetim büyük ihtimalle ligin ilk yarısı sonu itibari ile Skibbe'yi de gönderecek ve yerine Kalli'nin danışmanlığı adı altına imza atacak bir teknik direktör getirecek imzayı atacak birisi bulunamazsa Kalli ile devam edecektir.
Tüm bu kargaşaların içinde verilemeyen doğru kararlar takıma ve taraftara zarar vermektedir.
25 Kas 2008
Emirates'e Yeni Kaptan
Arsène Wenger nihayet açıkladı yeni kaptanı. Farklı bir seçim olduğunu düşünüyorum. Wenger,''Fabregas kaptanlığa kalıcı olarak getirilmiştir ve bunun sebebini açıklamak zorunda değilim" demiş. sonrasında devam eden açıklamasında ise ''Bence bir kaptan, takımın dışarıya açılan sesidir ve liderlerinden birisi olmalıdır. Evet, Cesc henüz genç, ancak zaten soyunma odasındaki sorunları gidermede tek bir adama güvenmiyorum". O zaman Fabregas'a verilen kaptanlığın ne önemi kaldı. 21 yaşında Arsenal'in en genç kaptanlarından birisi. Umarım yükün altından rahat kalkar. Yinelemek isterim bence yanlış seçim. Hatta yanlış açıklama.
24 Kas 2008
Neredeyiz ? Tartışılmaz(mı) ?

On üçüncü haftayı da geride bıraktık Turkcell Süperlig'de. Tam manasıyla kısır bir haftayı da geride bırakmış olduk. Ne göze hitap eden bir futbol oynandı nede futbol severleri heyecanlandıran anlar yaşandı. Geçen günlerde yapılan bir araştırma sonucu Turkcell Süper Lig 727 milyon avro’luk toplam piyasa değeriyle Avrupa’nın en değerli altıncı ligi durumundaymış. Bir futbol sever olarak piyasa değeriyle bilmem kaçıncı olmak beni mutlu etmez. Futbola aşık olan insan tuttuğu takımı bırakın, bulunduğu ülkenin liginde oynanan maçlardan en az üç beş tanesini izlerken zevk alır.Dilerim İleriki günlerde birisi çıkar Avrupa’da en heyecan verici en zevkli lig hangisi araştırması yapar. Bakalım 727 milyon avro bize ne kadar yardımcı olacak.
Hafta geçmiyor ki alınan mağlubiyetlerden sonra hakemlerin üstüne gidilmesin. Bir teknik adam yada yönetici çıkıp; biz güzel futbol oynamıyoruz, sonuca gidecek etkiyi sağlayamıyoruz demiyor. Daha maçlar başlamadan atanan hakemler değişiyor, atanan hakemler maça günler varken eleştiriliyor.
Neden oturup tartışmıyoruz, Avrupa’nın önde gelen futbolcuları Ülkemize gelmiyorlar ? Yada şöyle diyelim; neden belli bir yaştan ve kariyerden sonra geliyorlar.
Maçlarımızı ortalama kaç taraftar izliyor ? Avrupa ile karşılaştırılınca komik rakamlar çıkıyor ortaya. Sosyal ve kültürel olarak bizler futbola başka gözle bakıyoruz. Taraftarı hak etmek çok kolay değil. Hadi diyelim taraftarı hak ettin, maç izlemek istiyoruz, bilet fiyatlarına ne demeli. Her zaman Avrupa futbolu ile karşılaştırıp kendimize kıyıdan köşeden pay çıkartıyoruz ya bu durumdan da pay çıkartalım.(sayın yöneticiler) Türk insanı sonuna kadar sadıktır takımına. Ama herkesin maç izlemesi için gerekli şartların oluşmasını sağlamak siz yöneticilerimize düşmektedir. Taraftarımız maçlara neden gel mi yor? demeden önce...
Turkcell Süperlig’i Avrupa’nın en değerli altıncı ligi demeden önce...
Değerlerimizi kaybetmeden önce...
Futbolu kendi içimizde yaşayıp başkalarıyla karşılaştırmadan önce...
Futbol sevgimizi kaybetmeden önce...
Hafta geçmiyor ki alınan mağlubiyetlerden sonra hakemlerin üstüne gidilmesin. Bir teknik adam yada yönetici çıkıp; biz güzel futbol oynamıyoruz, sonuca gidecek etkiyi sağlayamıyoruz demiyor. Daha maçlar başlamadan atanan hakemler değişiyor, atanan hakemler maça günler varken eleştiriliyor.Bir iki soru… (oynanan futbol, taraftar, biletler)
Neden oturup tartışmıyoruz, Avrupa’nın önde gelen futbolcuları Ülkemize gelmiyorlar ? Yada şöyle diyelim; neden belli bir yaştan ve kariyerden sonra geliyorlar.Maçlarımızı ortalama kaç taraftar izliyor ? Avrupa ile karşılaştırılınca komik rakamlar çıkıyor ortaya. Sosyal ve kültürel olarak bizler futbola başka gözle bakıyoruz. Taraftarı hak etmek çok kolay değil. Hadi diyelim taraftarı hak ettin, maç izlemek istiyoruz, bilet fiyatlarına ne demeli. Her zaman Avrupa futbolu ile karşılaştırıp kendimize kıyıdan köşeden pay çıkartıyoruz ya bu durumdan da pay çıkartalım.(sayın yöneticiler) Türk insanı sonuna kadar sadıktır takımına. Ama herkesin maç izlemesi için gerekli şartların oluşmasını sağlamak siz yöneticilerimize düşmektedir. Taraftarımız maçlara neden gel mi yor? demeden önce...
Turkcell Süperlig’i Avrupa’nın en değerli altıncı ligi demeden önce...
Değerlerimizi kaybetmeden önce...
Futbolu kendi içimizde yaşayıp başkalarıyla karşılaştırmadan önce...
Futbol sevgimizi kaybetmeden önce...
22 Kas 2008
Peter James Crouch

futboluna diyeceğimiz yok. hava toplarına hakim, gol atıyor, bencil değil, ama affınıza sığınaraktan; bu kişinin gözlemleyebildiğim tek kusuru gol sevinci yaşarken eğilmek zorunda kalması. (o da kusur sayılırsa. olm çok uzun lan) gol sonrası sevinçte yatsa yatamaz kalksa kalkamaz değil, yakışık almaz. annesi bu futbol dehasını nasıl kucağına alıp da seviyor acaba? benden yandan çaklıya gelsin;başın öne eğilmesin aldırma Crouch aldırma!
21 Kas 2008
Seyir Defteri
21 Kasım Cuma21:30 Karlsruhe - B.Dortmund (Kanal 24)
22:30 Rıo Ave - Leıxoes (Spormax)
22 Kasım Cumartesi
15:00 Ankaragücü - Fenerbahçe (Lig Tv)
16:30 B.Münih - E.Cottbus (Kanal 24)
17:00 Manchester Cıty - Arsenal (Spormax)
19:00 Ankaraspor - Galatasaray (Lig Tv)
20:00 Bordeaux - Rennes (Kanal A)
21:00 Real Madrid - Huelva (Ntv Spor)
21:30 Inter - Juventus (Ntv)
22:00 P.ST.Germain - Lyon (Kanal A)
23:00 Sevilla - Valencıa (Ntv Spor)
01:30 San Lorenzo - Lanus (Ntv Spor)
23 Kasım Pazar
15:00 Trabzonspor - Sivasspor (Lig Tv)
18:00 Sunderland - West Ham (Spormax)
18:00 Monaco - Le Mans (Kanal A)
18:00 Hamburg - W.Bremen (Kanal 24)
19:00 Beşiktaş - Eskişehirspor (Lig Tv)
20:00 Barcelona - Getafe (Ntv Spor)
21:00 Vasco Da Gama - Sao Paulo (Spormax)
22:00 Marsilya - Lille (Kanal A)
22:00 D.LA.Coruna - A.Bilbao (Ntv Spor)
22:15 Academıca - Benfıca (Spormax)
24 Kasım Pazartesi
22:00 Wıgan - Everton (Spormax)
20 Kas 2008
CRESPO & GOOLL
Bu adam kırk yaşına da gelse futbolu bırakmadığı sürece transfer dedi koduları sanırım gündemden düşmeyecek.İnter'de mevcut kadroda yer bulması zor gibi gözüküyor.İtalya'da bir zamanlar şampiyonlukla eş anlamda kullanılan Crespo, kariyerine yine İtalya mı yoksa bir başka üst düzey ligde mi devam eder hep beraber bekleyip göreceğiz.Ocakta uçuş var gibi...
19 Kas 2008
BAŞARI VE SÜREKLİLİĞİ

Bilindiği gibi milli takımımız bugün saat 21.30'da Avusturya ile hazırlık maçı yapacak.Öncelikli temennimiz güzel bi maç olması ve sakatlıkların yaşanmaması.Güzel futbolun yanı sıra Fatih Hoca'nın denemek için çağırdığı genç futbolcularımızın iyi performans göstermesi ve ileriye umutla bakabilmemiz de önemlidir.Takımımıza ve tüm futbolcularımıza başarılar diliyoruz.

Gündemimizde Milli Takım varken bir rahatsızlığımı dile getirmeden geçemeyeceğim.Takımımızla ilgili hala bazı çelişkiler var akıllarda.Biz neden en kolay maçlarımızda puan kaybedip işimizi zora sokuyoruz.Biz asıl rakiplerimizle zaten başabaş mücadele edip puan alıyoruz, alamasak da vermiyoruz kolay kolay.Bu kolay almamız gereken maçlarda puan kaybediyorsak,Fatih Hoca'nın hala iskelet kadro oluşturamamasındandır.Takımımız önemli bir maça çıkıyor, kadro hakkında en ufak bir fikir yürütemiyor futbol severler.Futbol severlerin fikir yürütebiliyor olması şunun için önemlidir, o zaman takım olmuşuzdur çünkü.Şöyle geri dönüp bir bakalım 1998 ve 2000 yılında Dünya ve Avrupa'da en iyi olmayı başarmış Fransa'nın ilk 11'ini birçok futbol sever ezbere sayar,keza UEFA Kupasını kazanmış Galatasaray'ın, 100. yılında harika futboluyla şampiyon olmuş Beşiktaş'ın ve diğer diğer diğer...
Takımımızın en büyük handikabı maalesef bu özellikten yoksun olmasıdır. Uzun solukta başarının olmazsa olmazıdır iskelet kadro ve gündelik başarı bu saatten sonra TÜRK MİLLİ TAKIMI'nı ve TÜRK insanını tatmin etmez.En büyk dileğimiz çıkışta olan takımımızın başarılarının sürekliliğidir.
İKİZİMSİ #2#
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
18 Ara 2008
Süper Lig'i Onlara Emanet Edelim mi ?
Ana Paula de Oliveira resimde ki hakem.Playboy dergisine soyunduğu için Brezilya Futbol Federasyonu,uluslararası maçlarda görev almasını yasaklamıştı.Eski bir mevzu.Şimdi durumu nedir açıkcası bilmiyorum konumuz da bu değil tabiki.Resimde çok güzel durduğu için koydum.Konumuz süper lig hakemleri.Devrenin bitmesine son bir hafta kala her hafta gündemde olanlar onlardı.Doğru karar verdiler eleştirildiler,yanlış karar verdiler istifaya davet edildiler.İnsan olduklarını unutulararak eleştirildiler.Ha bazı eleştirilere de hak vermiyor değilim yani.
Türkcell Süper Lig'in kanayan bir yarası bu durum.Peki bu yaraya kim ilaç olacak.Yıllardır sürüp gitti bu yara.Artık kemiğe dayandı.Nasıl önlem alınabilir bir çok öneri sunuldu.Hiç bir faydası görülmedi.Yakında kemiğide geçip kolsuz,bacaksız da kalabiliriz.Aman diyorum...
Ne hakemlikten çok anlarım nede hakem eleştirmekten.Ama anlayanda öneri sunuyor anlamayanda.Bende bir öneri sunmak istiyorum;Süper lig için bayan hakemler yetiştirilsin.Evet önerim bu, bayan hakem.Bence hatalar ve futbolcuların itirazları azalacaktır.Tek korkum taraftar.
Bir de anket sunalım; Türkcell Süper Lig'i bayan hakemler yönetsin mi? Sağ üst köşede.
17 Ara 2008
Şaşırdı(m) Hocam
Yan yattı,çamura battı,ters döndü,şu oldu,bu oldu derken sonunda olması gereken oldu.Çok geç kalınmış bir adım.Umarım koşarak yetişebiliriz.Sonunda Milli takım patronlarından bir açıklama gelmiş.Terim'in yardımcısı Müfit Erkasap ''futbol gündemi'' adlı programa katıldığı zaman şunları söylemiş; bakalım.
16 Ara 2008
15 Ara 2008
Başka Bir Dünya
Her şey güzeldi,hoştu.Ortada harika bir mücadele ve enfes bir futbol vardı.Hepsini bir kenara bırakmak istiyorum.Del Piero'yu,Ronaldinho'yu vs. De Ceglie'niden söz etmek istiyorum. Dakikalar otuzu gösterdiği zaman Nedved sakatlanarak yerini bıraktı De Ceglie'neye.Çok maçını izlemedim belki ama uzun zamandır genç bir sol ayağın çizgiyi bu kadar etkili ve verimli kullandığını görmemiştim.Amauri'ye bir aisist yaptı ve Zambrotta'nın oyundan atılmasını sağladı.
Kaptanlar gemilerine herzaman sahip çıkarlar ve bu kaptanların çok iyi mürettebattı var.
JUVENTUS 4-2 MİLAN
Kaptanlar gemilerine herzaman sahip çıkarlar ve bu kaptanların çok iyi mürettebattı var.JUVENTUS 4-2 MİLAN
14 Ara 2008
dönüşe dair yol için
6 Ara 2008
90+'da Gelen Sevinç
61'de Philipp Lahm'ın attığı golden sonra bu şekide sevinen Jürgen Klinsmann Hoffenheim'ı ne denli ciddiye aldığını gözler önüne seriyor.Son yarım saate kadar başabaş hatta bazı bölümlerde üstün bir futbol sergileyen Ralf Rangnick'in ekibi zirvede bulunmlarının tesadüf olmadığını tüm Almanlara gösterdi.Beraberlik golünden sonra maçı yarı sahaya yıkan ve kendi futbolunu kabullendiren bir München vardı sahada.Golün 90+'larda gelmesi Hoffenheim için son derece şanssızlıktı .Beraberliği sonuna kadar hak etmişlerdi.


Toni'ye gelince;her eve lazımlardan.Verdiği mücadele en hırcın defans oyun sistemini bile allak bullak edebilecek cinsten.Bir parantez de Vedad Ibisevic için açmak isterim.Yeni sezonda önde gelen kuluplerin birinde görme ihtimalimizi her geçen gün arttırıyor.
5 Ara 2008
Bitiş Düdüğü
Tatsız-tutsuz ve bir o kadar da zevksiz bir lig yaşadık şu zamana kadar.On üç haftayı geride bıraktık.Geçen bu haftalar arasında hafızalarda kalan maç sayısı üçü geçmez. Kötü bir sezon geçiriyoruz. Futbolcu kalitesi olarak çok değil belki ama oynanan futbol kalitesi olarak avrupadan çok gerideyiz. Hani aman aman bir futbolcu kalitesi olan bir ligimiz de yok ama yine de son yıllar da bir artış söz konusu.Türkiye'de futbolu yöneten abilerimizin ipleri ellerinden kaçırdığını,yöneticilerin ipleri yaktığını ortada ip kalmayınca da teknik direktörlerin saçmaladıklarını görmeye başladık.Hal böyle olunca futbolcular benliklerini taraftar da kendini kaybeder oldu.Ne güzel bir futbol kaldı ortada ne de ''bu gün maça gidelim takımımızı destekleyelim'' nidaları kaldı.
Artık yeni adetler getirilmeye başlandı.Maçların başlamasına günler kala atanan hakemlerin açıklanması yeni bir boyut kazandırdı aslında.Amaç farklıydı elbet bunu yapmakta.Haklı bir tarz da olabilir ama bunu yapınca neler olduğunu daha bir iki hafta önce gördük.Atanan hakemleri aramak,atanan hakemleri atandırmak ve buna benzer olaylarla konuşulmaya başlandı futbolumuz.Her hafta bir iki hakemimizi istifaya çağırır olduk.Futbol Federasyonu'nu her hafta görevi bırakmaya davet ettik.Konuları her hafta futboldan uzaklaştırmak için gündemler yarattık.
Bir kaç kelamda medyamız ve ekranlarda futbol yorumlayan büyüklerim için.Yakın bir gelecekte kendilerini dinleyecek futbol meraklısı insan bulamaycaklar.Dikkat edersek yorum yapanların bir çoğu eski futbolcu.Hiç tanımayan birisini ekranın başına oturtsak dinle televizyondan konuşan yorumcuyu desek eskiden mesleğinin futbolculuk olduğunu söylesek inandırmak pek mümkün olmayabilir.Futbolcu olmak, ülkemizde futbol oynamak son derece zor. Hele ki medyamız son derece acımasız eleştiriler yaparken.Ben bir futbol aşığıyım.Televizyon başında hiç bir şeyden bu kadar çok zevk almıyorum ve iyi bir taraftarım.Haklarım arasında adil bir futbol yönetmenliği istemek,tarafsız maç yönetimi istemek,göze hoş gelen futbol maçları izlemek olduğunu düşünüyorum.
İlgililere burdan seslenmek istiyorum;futbol topumuzun patlamasını istemiyoruz.
Seyir Defteri

5 Aralık Cuma
20:00 Denizlispor - Fenerbahçe (Lig Tv)
21:30 B.Münih - Hoffenheım (Kanal 24)
22:30 Amadora - Sportıng Lizbon (Spormax)
6 Aralık Cumartesi
14:45 Fulham - M.Cıty (Spormax)
16:30 Schalke - Herta Berlin (Kanal 24)
17:00 Hull Cıty -Mıddlesbrough (Spormax)
19:00 Beşiktaş - Ankaraspor (Lig Tv)
19:30 Manchester Utd - Sunderland (Spormax)
20:00 Marsilya - Nıce (Kanal A)
21:30 Lazıo - Inter (Ntv Spor)
22:00 Nantes - Lyon (Kanal A)
23:00 Barcelona - Valencıa (Ntv)
7 Aralık Pazar
15:00 Trabzonspor - Kocaelispor (Lig Tv)
16:00 AC.Mılan - Catanıa (Ntv Spor)
18:00 Everton - Aston Vılla (Spormax)
18:00 Lorıent - Nancy (Kanal A)
18:00 Köln - Hamburg (Kanal 24)
19:00 Ankaragücü - Galatasaray (Lig Tv)
21:00 Goıas - Sao Paulo (Spormax)
22:00 Parıs St Germaın - Le Mans (Kanal A)
22:00 Real Madrıd - Sevilla (Ntv Spor)
8 Aralık Pazartesi
22:00 West Ham - Tottenham (Spormax)
4 Ara 2008
GLADIATOR

Gennaro Gattuso... Öyle bir futbolcu düşünün ki; sahada en çok o koşsun,en çok o mücadele etsin, en çok onun forması kirlensin, en çok onun forması terlesin, en çok o bağırıp çağırsın, yaramaz çocuklar gibi bep onun biryerleri yaralansın da oyuna bandajla devam etsin, en çok rakibi ve hakemlerle o tartışsın, gol yemeye en çok o tepki versin, gol sevincini en hırslı o yaşasın, sahada kart görecek birisi varsa hep o olsun hatta bazı maçlarda sarı kart onu kesmesin, bir savaşçı edası ile kendini hırpalasın...
Sahaya 11 e 11 çıkıyosanız ve takımınızda Gattuso varsa daima avantaj sahibi olan sizsinizdir.Ta ki o kart görene ya da sakatlanana kadar.
Gattuso ,onbinlerin önünde oynanan bu oyunun öyle önemli parçasıdır ki;Gattuso hayranı taraftar grubu bile vardır ki Gennaro nereye onlar oraya şeklindedir.O çim sahada topun arkasından çocuklar gibi koşmak Allah vergisi bir sevimlilik oluveriyor.
Gözükara olmak öğretilecekse futbolda bu dersi verecek mutlaka Gattuso olmalıdır.Hakemin düdüğünden hemen önce yüregini çıkarıp sahanın her noktasına serpiştirir Gattuso,son düdüğün ardından taraftarının da desteği ile toplar onları.
Futbolun nasıl oynanacağını dünyaya haykırıcasına, orta sahadan dünyanın heryerine ulaşabilen bu sese kulak verelim .
Aldırma Gönül
Yazıya başlamadan önce oynadığı güzel futbol için 10'a teşekkür etmek istiyorum. Hacettepe maçından sonra aldığı acımasız ve bana göre haksız eleştiriden sonra bu denli güzel bir futbol oynayacağını açıkcası beklemiyordum. Tek kelime ile harikaydı. M.Topal ve Barış'ın takıma geri dönmeleri Galatasaray için büyük kazanç sağlamış durumda. Bitmek bilmeyen enerjileri,özellikle Barış'ın,takımın defansif özelliklerini arttırırken defans ve forvet hattının akışını hızlandırmıştır. Defansta Servet'in hücumda Baros'un mücadelesi ayrı bir hırs yüklemişti takıma.Lincoln'ün kendinden emin hareketleri ve taktığı pazubantın ağırlığı kaleye atılan isabetli şutların varlığı mücadele gücünü arttırdı. Belki eksik olan Arda ve Kewell'ın kanat organizasyonlarından diğer maçlara nazaran daha az yararlanılmasıydı.Bir ara her ikisininde aynı kanatta hücum yapmaya çalışırken bile gördük. Ayrı bir parantezde taraftara açmak istiyorum. Onlar heryerde. Saygıyla eğiliyorum.Aslından maçtan çok konuşmak istediğim bir konu var. Maçtan sonra UEFA kupası özel programlarından yapılan maç yorumları ve gazetelerin spor sayfalarında yazan köşe yazarlarının yorumları.Beceremiyoruz biz yorumcu olmayı,hak edene hakkını vermeyi,eleştirirken siyaha ak aka siyah diyoruz.Konu içerisindeki kişiye karşı antipatimiz varsa vuruyoruz acımasızca.Güzel futbol ve kazanılan üç puan sonunda bir spor yorumcusu çıkıp diyor ki;''Lincoln bu gün müthiş bir futbol ortaya koydu''.Bu konuda hem fikiriz.Yalnız devamında diyor ki;''Oynadığı bu güzel futbolu maçın Almanya'da oynanıyor olması ve sanki Lincoln'ün Almanya'ya geri dönmek için birilerine birşeyler kanıtlamak istiyor olması''diyor.İnsaf be kardeşim.Yani kısacası diyor ki Lincoln Almanya'ya dönmek istiyor.Birde sahaya kaptan olarak çıkması sorun olmuş.Ben bu işin sonunu şimdiden tahmin edebiliyorum.Yakında Lincoln gollerine devam ederken güzel vuramadı ama gol oldu,o topa o şekilde vurulmaz,oraya pas mı verilirmiş,saçları uzamış o yüzden oynayamıyor vs gibi akıl almaz haksız eleştirilere maruz kalacak,Türkiye'den gidince rahat edecekler.
2 Ara 2008
Haadi Hayırlı Seyirler
2009 UEFA finali'nin logo ve bilet tasarımı. Türkiye ve Türk futbolu için önemli ve guru verici bir tablo. Umarım başarıyla atlatırız. Ve umarım bu finalde tribünlerin çoğunluğu Türk olur.Şükrü Saraçoğlu Stadyumunda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
1 Ara 2008
Kazanılan Tek Şey ''BAROS''
Maç başlamadan önce ilk gölü Galatasaray'ın yiyeceğini tahmin ediyordum ama bu şekilde kazanacağını tahmin etmemiştim.Oynanan bu futbol kimseye tat vermez.Maç üzerine çok konuşmak istemiyorum hatta gereksiz olduğunu düşünüyorum, çünkü ortada konuşulacak bir futbol yoktu. Belki Hacettepe'nin tecrübesizliği ve paniği yüzünden kaybettiği puanı konuşabiliriz.

Galatasaray açısından kazanılan üç puan değil bence kazanılan tek şey Baros. Gol atamama sendromuna son verdi. Bu hem Galatasaray için hem Baros için geçmesi gereken bir rahatsızlıktı.

Galatasaray açısından kazanılan üç puan değil bence kazanılan tek şey Baros. Gol atamama sendromuna son verdi. Bu hem Galatasaray için hem Baros için geçmesi gereken bir rahatsızlıktı.
29 Kas 2008
Seyir Defteri

29 Kasım Cumartesi
14:00 Sivasspor - Gaziantepspor (Lig Tv)
17:00 Mıddlesbrough - Newcastle United (Spormax)
19:00 Fenerbahçe - Beşiktaş (Lig Tv)
20:00 Lyon - Valencıennes (Kanal A)
22:00 Sochaux - Bordeaux (Kanal A)
23:00 Sevilla - Barcelona (Ntv)
30 Kasım Pazar
15:30 Manchester Cıty - Manchester United (Spormax)
16:00 Inter - Napoli (Ntv Spor)
18:00 Chelsea - Arsenal (Spormax)
18:00 Toulouse - Marsilya (Kanal A)
18:00 Huelva - Vıllarreal (Ntv Spor)
20:00 Braga - Nacıonal Madeıra (Lig Tv)
21:00 Sao Paulo - Flumınense (Spormax)
21:30 Palermo - AC Mılan (Ntv Spor)
22:00 Rennes - P.ST Germaın (Kanal A)
01 Aralık Pazartesi
22:00 Lıverpool - West Ham (Spormax)
26 Kas 2008
Başarı mı? Kalli mi? Biliyor muyuz anlamını?
Defalarça yazılıp çizildi, herkes herşeyin farkında ancak bir kaç kelam etmeden duramadım. Haberlere düşünce inanamadım. resmi site de aynı şeyi söylüyordu. Buyrun efendim;''Galatasaray Spor Kulübü’nde 1992 - 1993 ile 2007 - 2008 tarihlerinde Teknik Direktörlük, 1993 - 1994 sezonunda ise Teknik Danışmanlık yapan Karl - Heinz Feldkamp, 27 Kasım 2008 / 27 Mayıs 2009 döneminde Teknik Danışman olarak görev yapacaktır.
Sayın Karl - Heinz Feldkamp’a başarılar dileriz''.
Kamuoyuna duyurulur.
Galatasaray Spor Kulübü
http://www.galatasaray.org/
Galatasaray'ın en parlak dönemini ne zamandı hepimiz biliriz.Dört yıl üst üste yaşadığı şampiyonluğun akabinde UEFA şampiyonluğu ve SÜPER kupa şampiyonluğu yaşadı.Bu süre zarfında mevcut kadroyu genellikle korudu ve bir teknik adam değiştirdi. Hoş değişmese yine alırlardı süper kupayı. Demek istediğim oturmuş bir kadro ve kadroyu iyi tanıyan bir teknik ekip vardı.
Şu sıralar Galatasaray'da yaşanan olayları, yapılan değişiklikler ne olursa olsun anlamak çok zor. Bir yandan bakıyorsun kadro gerçekten güzel, diğer yandan bakıyorsun takımın başına getirilen teknik adam, tamamen kapalı kutu. Şimde de gecen yıl ligin bitimine altı hafta kala Kalli'yi gönderen yönetim Teknik Danışman olarak takıma geri monte ediyor. Bir yandan çıkan haberlerde de Skibbe'nin gönderilip yerine yeni bir teknik adamın getirileceğini söyleniyor. Bende soruyorum; Skibbe'nin yerine gelecek olan adam Kalli'nin altında bir teknik direktörlük sıfatını taşır mı ? Anlamak, anlam yüklemek çok zor.
Ümit Davala'yı takıma getirirken ''uzun süre çalışmak istiyoruz'' açıklamasını yapıp altı hafta sonunda gönderen ve her açıklamada Skibbe'nin arkasındayız diyen yönetim büyük ihtimalle ligin ilk yarısı sonu itibari ile Skibbe'yi de gönderecek ve yerine Kalli'nin danışmanlığı adı altına imza atacak bir teknik direktör getirecek imzayı atacak birisi bulunamazsa Kalli ile devam edecektir.
Tüm bu kargaşaların içinde verilemeyen doğru kararlar takıma ve taraftara zarar vermektedir.
25 Kas 2008
Emirates'e Yeni Kaptan
Arsène Wenger nihayet açıkladı yeni kaptanı. Farklı bir seçim olduğunu düşünüyorum. Wenger,''Fabregas kaptanlığa kalıcı olarak getirilmiştir ve bunun sebebini açıklamak zorunda değilim" demiş. sonrasında devam eden açıklamasında ise ''Bence bir kaptan, takımın dışarıya açılan sesidir ve liderlerinden birisi olmalıdır. Evet, Cesc henüz genç, ancak zaten soyunma odasındaki sorunları gidermede tek bir adama güvenmiyorum". O zaman Fabregas'a verilen kaptanlığın ne önemi kaldı. 21 yaşında Arsenal'in en genç kaptanlarından birisi. Umarım yükün altından rahat kalkar. Yinelemek isterim bence yanlış seçim. Hatta yanlış açıklama.
24 Kas 2008
Neredeyiz ? Tartışılmaz(mı) ?

On üçüncü haftayı da geride bıraktık Turkcell Süperlig'de. Tam manasıyla kısır bir haftayı da geride bırakmış olduk. Ne göze hitap eden bir futbol oynandı nede futbol severleri heyecanlandıran anlar yaşandı. Geçen günlerde yapılan bir araştırma sonucu Turkcell Süper Lig 727 milyon avro’luk toplam piyasa değeriyle Avrupa’nın en değerli altıncı ligi durumundaymış. Bir futbol sever olarak piyasa değeriyle bilmem kaçıncı olmak beni mutlu etmez. Futbola aşık olan insan tuttuğu takımı bırakın, bulunduğu ülkenin liginde oynanan maçlardan en az üç beş tanesini izlerken zevk alır.Dilerim İleriki günlerde birisi çıkar Avrupa’da en heyecan verici en zevkli lig hangisi araştırması yapar. Bakalım 727 milyon avro bize ne kadar yardımcı olacak.
Hafta geçmiyor ki alınan mağlubiyetlerden sonra hakemlerin üstüne gidilmesin. Bir teknik adam yada yönetici çıkıp; biz güzel futbol oynamıyoruz, sonuca gidecek etkiyi sağlayamıyoruz demiyor. Daha maçlar başlamadan atanan hakemler değişiyor, atanan hakemler maça günler varken eleştiriliyor.
Neden oturup tartışmıyoruz, Avrupa’nın önde gelen futbolcuları Ülkemize gelmiyorlar ? Yada şöyle diyelim; neden belli bir yaştan ve kariyerden sonra geliyorlar.
Maçlarımızı ortalama kaç taraftar izliyor ? Avrupa ile karşılaştırılınca komik rakamlar çıkıyor ortaya. Sosyal ve kültürel olarak bizler futbola başka gözle bakıyoruz. Taraftarı hak etmek çok kolay değil. Hadi diyelim taraftarı hak ettin, maç izlemek istiyoruz, bilet fiyatlarına ne demeli. Her zaman Avrupa futbolu ile karşılaştırıp kendimize kıyıdan köşeden pay çıkartıyoruz ya bu durumdan da pay çıkartalım.(sayın yöneticiler) Türk insanı sonuna kadar sadıktır takımına. Ama herkesin maç izlemesi için gerekli şartların oluşmasını sağlamak siz yöneticilerimize düşmektedir. Taraftarımız maçlara neden gel mi yor? demeden önce...
Turkcell Süperlig’i Avrupa’nın en değerli altıncı ligi demeden önce...
Değerlerimizi kaybetmeden önce...
Futbolu kendi içimizde yaşayıp başkalarıyla karşılaştırmadan önce...
Futbol sevgimizi kaybetmeden önce...
Hafta geçmiyor ki alınan mağlubiyetlerden sonra hakemlerin üstüne gidilmesin. Bir teknik adam yada yönetici çıkıp; biz güzel futbol oynamıyoruz, sonuca gidecek etkiyi sağlayamıyoruz demiyor. Daha maçlar başlamadan atanan hakemler değişiyor, atanan hakemler maça günler varken eleştiriliyor.Bir iki soru… (oynanan futbol, taraftar, biletler)
Neden oturup tartışmıyoruz, Avrupa’nın önde gelen futbolcuları Ülkemize gelmiyorlar ? Yada şöyle diyelim; neden belli bir yaştan ve kariyerden sonra geliyorlar.Maçlarımızı ortalama kaç taraftar izliyor ? Avrupa ile karşılaştırılınca komik rakamlar çıkıyor ortaya. Sosyal ve kültürel olarak bizler futbola başka gözle bakıyoruz. Taraftarı hak etmek çok kolay değil. Hadi diyelim taraftarı hak ettin, maç izlemek istiyoruz, bilet fiyatlarına ne demeli. Her zaman Avrupa futbolu ile karşılaştırıp kendimize kıyıdan köşeden pay çıkartıyoruz ya bu durumdan da pay çıkartalım.(sayın yöneticiler) Türk insanı sonuna kadar sadıktır takımına. Ama herkesin maç izlemesi için gerekli şartların oluşmasını sağlamak siz yöneticilerimize düşmektedir. Taraftarımız maçlara neden gel mi yor? demeden önce...
Turkcell Süperlig’i Avrupa’nın en değerli altıncı ligi demeden önce...
Değerlerimizi kaybetmeden önce...
Futbolu kendi içimizde yaşayıp başkalarıyla karşılaştırmadan önce...
Futbol sevgimizi kaybetmeden önce...
22 Kas 2008
Peter James Crouch

futboluna diyeceğimiz yok. hava toplarına hakim, gol atıyor, bencil değil, ama affınıza sığınaraktan; bu kişinin gözlemleyebildiğim tek kusuru gol sevinci yaşarken eğilmek zorunda kalması. (o da kusur sayılırsa. olm çok uzun lan) gol sonrası sevinçte yatsa yatamaz kalksa kalkamaz değil, yakışık almaz. annesi bu futbol dehasını nasıl kucağına alıp da seviyor acaba? benden yandan çaklıya gelsin;başın öne eğilmesin aldırma Crouch aldırma!
21 Kas 2008
Seyir Defteri
21 Kasım Cuma21:30 Karlsruhe - B.Dortmund (Kanal 24)
22:30 Rıo Ave - Leıxoes (Spormax)
22 Kasım Cumartesi
15:00 Ankaragücü - Fenerbahçe (Lig Tv)
16:30 B.Münih - E.Cottbus (Kanal 24)
17:00 Manchester Cıty - Arsenal (Spormax)
19:00 Ankaraspor - Galatasaray (Lig Tv)
20:00 Bordeaux - Rennes (Kanal A)
21:00 Real Madrid - Huelva (Ntv Spor)
21:30 Inter - Juventus (Ntv)
22:00 P.ST.Germain - Lyon (Kanal A)
23:00 Sevilla - Valencıa (Ntv Spor)
01:30 San Lorenzo - Lanus (Ntv Spor)
23 Kasım Pazar
15:00 Trabzonspor - Sivasspor (Lig Tv)
18:00 Sunderland - West Ham (Spormax)
18:00 Monaco - Le Mans (Kanal A)
18:00 Hamburg - W.Bremen (Kanal 24)
19:00 Beşiktaş - Eskişehirspor (Lig Tv)
20:00 Barcelona - Getafe (Ntv Spor)
21:00 Vasco Da Gama - Sao Paulo (Spormax)
22:00 Marsilya - Lille (Kanal A)
22:00 D.LA.Coruna - A.Bilbao (Ntv Spor)
22:15 Academıca - Benfıca (Spormax)
24 Kasım Pazartesi
22:00 Wıgan - Everton (Spormax)
20 Kas 2008
CRESPO & GOOLL
Bu adam kırk yaşına da gelse futbolu bırakmadığı sürece transfer dedi koduları sanırım gündemden düşmeyecek.İnter'de mevcut kadroda yer bulması zor gibi gözüküyor.İtalya'da bir zamanlar şampiyonlukla eş anlamda kullanılan Crespo, kariyerine yine İtalya mı yoksa bir başka üst düzey ligde mi devam eder hep beraber bekleyip göreceğiz.Ocakta uçuş var gibi...
19 Kas 2008
BAŞARI VE SÜREKLİLİĞİ

Bilindiği gibi milli takımımız bugün saat 21.30'da Avusturya ile hazırlık maçı yapacak.Öncelikli temennimiz güzel bi maç olması ve sakatlıkların yaşanmaması.Güzel futbolun yanı sıra Fatih Hoca'nın denemek için çağırdığı genç futbolcularımızın iyi performans göstermesi ve ileriye umutla bakabilmemiz de önemlidir.Takımımıza ve tüm futbolcularımıza başarılar diliyoruz.

Gündemimizde Milli Takım varken bir rahatsızlığımı dile getirmeden geçemeyeceğim.Takımımızla ilgili hala bazı çelişkiler var akıllarda.Biz neden en kolay maçlarımızda puan kaybedip işimizi zora sokuyoruz.Biz asıl rakiplerimizle zaten başabaş mücadele edip puan alıyoruz, alamasak da vermiyoruz kolay kolay.Bu kolay almamız gereken maçlarda puan kaybediyorsak,Fatih Hoca'nın hala iskelet kadro oluşturamamasındandır.Takımımız önemli bir maça çıkıyor, kadro hakkında en ufak bir fikir yürütemiyor futbol severler.Futbol severlerin fikir yürütebiliyor olması şunun için önemlidir, o zaman takım olmuşuzdur çünkü.Şöyle geri dönüp bir bakalım 1998 ve 2000 yılında Dünya ve Avrupa'da en iyi olmayı başarmış Fransa'nın ilk 11'ini birçok futbol sever ezbere sayar,keza UEFA Kupasını kazanmış Galatasaray'ın, 100. yılında harika futboluyla şampiyon olmuş Beşiktaş'ın ve diğer diğer diğer...
Takımımızın en büyük handikabı maalesef bu özellikten yoksun olmasıdır. Uzun solukta başarının olmazsa olmazıdır iskelet kadro ve gündelik başarı bu saatten sonra TÜRK MİLLİ TAKIMI'nı ve TÜRK insanını tatmin etmez.En büyk dileğimiz çıkışta olan takımımızın başarılarının sürekliliğidir.
İKİZİMSİ #2#

Belki görünüş olarak çok benzemiyorlar ama futbol mantığı,oynayışı ve mücadelesi bence aynı.Aradım,düşündüm ama aralarında ki yedi farkı bulamadım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










