29 Ağu 2009

ÇİÇEKLERE İYİ BAK DA SOLMASINLAR HOCAM!!



Bir Beşiktaş maçı daha bitti ve görüntü geçen haftaların aynısı.Fark diyebileceğimiz tek şey, bu sezon ilk kez önüne çıkılan, her zamanki coşkulu taraftar.Atan kazanır havasında bir maç ki bununla son zamanlarda sıkça karşılaşır olduk.Oynanmış 4 lig maçı, buna ilave hazırlık maçları ve buna ramen oturmuş bir kadro ve oyun yapısı yok.Olmayan sistemde, alakasız yerlerde oynatılmaya çalışılan futbolcuların düştükleri komik durum.Takımının akın akın gelmesini bekleyen taraftarın,'karambolden de olsa bi gol bulsak bari' havasında, çaresiz maçları takip edişi.Akabinde söylene söylene stadı terkeden ama Beşiktaş'ı asla terk etmeyecek olan taraftarın içleracısı durumu.Ki bunlara, maçlardan sonra bir hışımla tv'nin fişini çekip,bikaç satır öfke kusmak için pc'nin başına geçenleri de eklemeliyiz.

Geçen seneyi çifte kupa ile tamamlamış bir takımın, binlerce coşkulu taraftarının önünde, mutlak kazanılması gereken bir maçı çift ön libero ile tamamlamış olmasını da anlamak zor.Tutturulmuş bi çift ön libero gidiyo.Rakip kim olursa olsun değişmiyor bu.Bu bi zorunluluk mu nedir anlayamadık.Kendi sahanda Anadolu takımlarıyla oynuyosun ve zaten beraberliğe gelmiş bi takıma karşı fazladan savunma önlemleri almaya çalışıyorsun.Hoş, gelen takımlar hücum yapsalar yenecekler belki ama onlarda bunu yapmıyo ve öyle bityor maçlar.Kazanmak için bişeyleri değiştirmek lazım.Değişim diyoruz kalıplara itaat etmekten vazgeçmek.Korkmadan, çekinmeden.

Bir de gereksiz yere uzamış transfer dedikoduları.Yok Bobo gitmiş de, kalmış da, yok efendim Deco,Quaresma,Delgado'nun sözleşmesi falan filan derken Tabata işte.Ya kardaşim sen zaten gol atamıyorsun hatta pozisyona giremiyorsun sonra da çıkıp 'iyi para verirlerse BOBO'yu satarız' diyorsun.İyi para dediği de 5.5 veya 6 milyon ki sen 29 yaşında ki Tabata ya 8 milyon verebilecek bir zihniyetsin.Düşünün en çok ihtiyacın olan adamı 5-6 milyona göndermeye razı oldun.Ve buna benzer neler neler. Bitmez, tükenmez.

Öyle görnüyor ki ortada büyük yanlışlıklar var hem de sürekli çoğalan yanlışlıklar.
Bir Türk takımının, hem de şampiyonlar ligi arefesi böyle bir profil çizmesi can sıkıyor açıkçası.Diliyoruz geride bıraktığımız gün can sıkan son gün olsun.

28 Ağu 2009

UEFA AVRUPA LİGİ KURALARI

SAĞLIK OLSUN!!!!!



B Grubu
Manchester United
CSKA Moskova
BEŞİKTAŞ
Wolfsburg

27 Ağu 2009

KARTAL İÇİN KADER VAKTİ:19.00



Pot 1
Club Coefficent
1 FC Barcelona (ESP, holders) 121.853
2 Chelsea FC (ENG) 118.899
3 Liverpool FC (ENG) 118.899
4 Manchester United FC (ENG) 111.899
5 AC Milan (ITA) 110.996
6 Arsenal FC (ENG) 106.899
7 Sevilla FC (ESP) 100.853
8 FC Bayern München (GER) 98.339



Pot 2 Club Coefficent
9 Olympique Lyonnais (FRA) 91.033
10 FC Internazionale Milano (ITA) 87.582
11 Real Madrid CF (ESP) 78.853
12 PFC CSKA Moskva (RUS) 71.525
13 FC Porto (POR) 68.292
14 AZ Alkmaar (NED) 64.826
15 Juventus (ITA) 63.582
16 Rangers FC (SCO) 56.575



Pot 3 Club Coefficent
17 Olympiacos FC (GRE) 52.633
18 Olympique de Marseille (FRA) 48.033
19 FC Dynamo Kyiv (UKR) 46.370
20 VfB Stuttgart (GER) 45.339
21 ACF Fiorentina (ITA) 42.582
22 Club Atlético de Madrid (ESP) 41.853
23 FC Girondins de Bordeaux (FRA) 40.033
24 Beşiktaş JK (TUR) 32.445



Pot 4 Club Coefficent
25 VfL Wolfsburg (GER) 21.339
26 R. Standard de Liège (BEL) 21.065
27 Maccabi Haifa FC (ISR) 17.050
28 FC Zürich (SUI) 14.050
29 FC Rubin Kazan (RUS) 9.525
30 AFC Unirea Urziceni (ROU) 8.781
31 APOEL FC (CYP) 4.016
32 Debreceni VSC (HUN) 1.633

27 Ağustos Perşembe günü, Monaco'da çekilecek olan şampiyonlar ligi kuraları saat 19:00'da başlayacaktır.
Temsilcimiz Beşiktaş gruplara 3. torbadan katılacak olup, kura çekimleri sırasında gerekli şansın yanında olmasını diliyoruz.Tabiki bu şansa grup maçlarında da ihtiyacımız olacaktır şüphesiz.
İçimden geçen kura:Milan, AZ Alkmaar ,Beşiktaş,R. Standard de Liège
Haydi hayırlısı.Bol şans ve başarılar!!!!

25 Ağu 2009

SÜPER LİGİN KABADAYISI (EMRE)



Ceza almalı mı almamalı mı ? Tartışılan pozisyona bakalım. Emre direk ceza almalı.

Video: http://gelgidersin.blogspot.com/

24 Ağu 2009

GEL SENDE KATIL

''Sabah etrafınıza gülücükler saçarak uyanırsanız gün iyi başlar ve iyi biter'' demişti saygın bir büyüğüm. Dün güne gülücükler sacarak uyandım çünkü Galatasaray'ın maçı vardı ve günü gülücükler saçarak bitirdim çünkü sahada müthiş bir galibiyet vardı.

Dakika 80, skor 3-1 Galatasaray lehine devam ederken takım yeni bir gol pozisyonu için orta alanda top kapma savaşına girip pres yapmaya devam ediyorsa ve yeni arayışlar içindeyse sağlam kondisyon yüklenmiş diyebiliriz. Yıllardır alıştığımız 70. dakikada oyundan düşme sendromu yavaş yavaş etkisini kaybediyor.

Çok fazla maçın taktik diziliş ve anlayış kısmına girmiyorum. Dün akşam için Rijkaard'ı, sistemini ve ekibini eleştirecek değilim. Göze batan çok olumsuz bir durum da yoktu.

Fakat Mustafa Sarp ve Gökhan Zan'ın performanslarını daha bir arttırdıklarını gördüm. Mustafa Milli forma için oynadığı bölge açısından bende varım demeye başladı. Bursaspor'dan sonra Galatasaray'da segileyeceği oyun merak konusuydu. Hatta başarısız olacak çatlağı genişti. Tüm söylenenlere şu ana kadar iyi cevap veriyor.

Arda ve Keita üstüne koymaya devam ediyor. Baroş biraz dolaşık bu günlerde gol atması hepimiz için iyi oldu. Elano'ya gelince müthiş bir selam verdi taraftara. Aydın ne zaman ne yapacağı belli değil. Umarım Rijkaard'ın ellerinde patlamaz.

23 Ağu 2009

BEŞİKTAŞ MI? NERDE?



Beşiktaş ligde 3 haftayı geride bırakırken, alınmış 5 puan, atılmış 3 gol, çok az sayıda gol pozisyonu, tadı tuzu olmayan yavan bir futbol, kendi deyimiyle'heyecanını yitirmiş bir teknik adam' elimizdekilerin büyük kısmı şimdilik bunlar.

Beşiktaş, Gençlerbirliği maçına kaleciyle beraber 8 savunma oyuncusuyla çıkarken hücum oyuncuları da oynanan sisteme(sistem falan da yok zaten)ayak uyduramadılar.Nasıl olur da Beşiktaş kesin favori olarak adlandırıldığı bir maça 3 tane savunmacı orta saha oyuncusuyla ve santraforsuz çıkar.Neyden çekiniliyor sa artık.Çok olsa takım yenilir ama büyük bir takım gibi oynayıp yenilir.Maç boyunca adam gibi bir tek pozisyon izleyemedik be ki bu durum haftalardır böyle.Hani takım pozisyon bulur da kaçırır eyvallah, Beşiktaş'ın organize ne bir atağı var ne de taraftarı heyecanlandıracak bir hareketlilik var takımda, haftalardır uyutuyolar maç izlerken, sıkıcı sıkıcı maçlar.Aslında bu yavan futbol Beşiktaş'ın karakterine uymuyor da, bizim tanıdığımız Beşiktaş gözükara bir şekilde sahaya çıkar çatır çatır topunu oynar, taraftar da zevkle takip eder takımını.Ama yook!Son maçlarda almış başını pısırık bir futbol gidiyor.

Takıma takviye yapıldı denildi, bizim bildiğimiz takviye kuvvetin arttırılmasıdır bi bakıma.Bakıyoruz takıma Cisse gidip Fink geliyor,G.Zan gidip Ferrari geliyor.Bu futbolcular arasında ne gibi farklar var da takviye yapılmış oluyor orasını da anlayamadık.Ve en önemlisi bu takım şampiyonlar liginde mücadele edecek.

Umarız Beşiktaş bu tırsık futboldan kurtulur da taraftar da yarına umutla bakar.

21 Ağu 2009

GALATASARAY - LEVADİA (MAÇ SONU)

3 maç, atılan 15 gol, yenen 1 gol ve umarım bu bir alışkanlık sinyalidir.

Beklenendi Rijkaard'ın denizli maçında dinlendirilen oyuncularla birlikte 11'i kurması. Tek düşündüren nokta sağ bekte Sabri ile mi başlayacağı yoksa Uğurla mı devam edeceğiydi bana göre. Sabri sahadaydı. Baskı ilk topla birlikte Arda'yla başladı.

Sağ kanat sorunu uzun yıllardır sırtımızın kamburuydu. Keita inanılmaz bir başlangıcla ben geldim rahatlayın diyordu. Ayağına gelen her top trübünlerin alkışıyla birlikte pas olarak istediği yere ulaşıyordu. Hızlı çalım, hızlı koşu, kısa mesafede ki hızlı pas alışverişi takımın dinamik kalmasında büyük etkiye sahip.

Arda üstüne koymaya devam ediyor. Kaleye bir şutu vardı ki bunu daha fazla yapmasını istiyoruz. Penaltı pozisyonunda Baroş'un önüne bıraktığı pasta tüm defans oyuncuları seyra dalmıştı.

Defans dörtlüsü konusunda yorum yapılacak bir maç olmadı. Leo Franco'yu uzun bir süre görmedik. Bir ara Servet sıkılmış olacak ki bir iki oyuncuya çalım atmaya çalışırken rastladık. Her eve lazım Hakan Balta'nın Kewell'a gönderdiği pas ve ayağa oynatmak isteğinin bir hediyesiydi.

Orta alanda Ayhan ve Mustafa Sarp ikilisi tehlikeli bölgeye top ulaştırmada daha hızlı olmalılar. Uzun süredir sahalardan uzak kalan Mehmet Topal'ın geri dönmesi Ayhan yada Mustafa'dan birinin büyük ihtimalle kulübeye gitmesiyle sonuçlanacaktır.

Nihayet Elano'nun üstünde sarı kırmızı formayı görebildik. Üstüne yorum yapmak için çok erken. Bunun keyfini sürmek öncelikli tercihimizdir.

Belirtmek istediğim bir konuda duran top organizasyonları. Bu yıl fazlasıyla konuşacak gibiyiz. Sezona yeni başlamışken geçen yılın duran toptan gelen gol rekoru kırıldı. Bu takımımız için büyük bir kazanç. Sabri için ayrı bir sevindim bu duruma. Duran topları kullanma derdinden kurtuldu Sabri.

Takımın pozitif oyunu ve oyun anlayışı tribünlere geçmiş durumda. Onlara ayrıca teşekkür etmeyi de unutmayalım.

Galatasaray 5-0 Levadia

20 Ağu 2009

UEFA YOLCULARI KALMASIN!!!!!

Galatasaray-FC Levadia: Temsilcimiz Galatasaray, aralarında siklet farkı bulunan rakibi Levadia ile bugün saat 21.45'de karşılaşacak.Elbette ki futbol da sürprizler var ama bu kadronun buna izin vereceğini düşünmek biraz çılgınlık olur.Galatasaray'a başarılar derken herhangi bi sakatlıkla karşılaşmamayı da dilemeyi unutmuyoruz.

FC Sion- Fenerbahçe: Fenerbahçe de turu geçmesine kesin gözüyle baktığımız diğer bir temsilcimiz.Rakibiyle bugün saat 21.30'da karşılaşacak Fenerbahçe'nin, bu deplasmandan avantajlı bir skorla döneceğini düşünüyor ve diliyoruz.

Trabzonspor-Toulouse: Sonucunu en çok merak ettiğim eşleşme şüphesiz bu.Çünkü ihtimalin yarı yarıya olduğunu düşünüyorum.Bugün saat19.45'de Avni Aker'den alınacak sonuç ikinci maçta bize güç ve güven verecektir.Trabzonspor'umuza başarılar diliyoruz.

Sivasspor-Shakhtar Donetsk: Bugün saat 21.00'da başlayacak karşılaşmada herkesin düşündüğü gibi favori rakibimiz.Bunu söylememde Shakhtar'ın iyi olmasının yanında temsilcimizin kötü bir görüntü vermesi de büyük etken.Rakibimizin son şampiyon sıfatıyla bu maça çıkıyor olması ayrı bir talihsizlik ama 'futbolda herşey vardır' diyebiliriz en azından.Sivasspor'a başarılar!!!!!!

HAVA SERİNLİYOR, FUTBOLA DEVAM

Hayatımızda önemli bir yeri olan futbola seyirci olmaktan çıkmak isteriz bazen.Biz de o televizyonda izlediğimiz birçok futbolcu gibi, topu önümüze alıp arkasından aynı saf duygularla ve deliler gibi koşuşturmak isteriz.Tabi bu isteğimizi yerine getirmemize hava muhalefet olabilir hele ki ülkemizde yazını Akdenizde geçirenler için.Futbol oynamak özlem oluverir akdeniz'de iki üç ay.Neyse ki havalar serinliyor.

Havaların serinlemeye başlamasıyla, bi koşu gidildi resimde gördüğümüz ve iştah kabartan güzel toptan alındı.Mahalledeki çocuklara salık salındı.İşiler güçler iptal edildi bugün futbol oynanacak.

Akşamüstü güneş batımına sahaya!!!!
Futbol var!!!!

17 Ağu 2009

UNUTMADIK

17 Ağustos 1999 depremini unutmadık unutmayacağız.Üzüntüyle anıyoruz.
Umuyoruz ki böyle bir felaketi bir daha görmeyiz.

16 Ağu 2009

TELEVİZYONDA FUTBOL



Televizyonda futbol izlemek birçoğumuzun asla vazgeçemeyeceği tutkuları arasındadır.Hatta imkanımız olmasına rağmen stada gitmek yerine otururuz koltuğumuza ve bir hafta boyunca beklediğimiz anı tv karşısında geçiririz.

Çoğu zaman tv'de izleyeceğimiz o maçın, tuttuğumuz takımın maçı olması da gerekmez.Aslında farklı renkte forma giymiş iki takımın bir topun arkasından koşuşturması da değildir yalnızca insanları kendine bağlayan.Tv seyircisine en çok hazzı veren yine seyircilerdir ama stadı dolduran seyirciler.Bi bakıma futbolu tutku haline getiren stada gelen seyirciler gibi görünüyor.

İyiden iyiye kendini gösterdi ki son yıllar da büyük paraların dolaştığı bu oyun, kitleleri peşinden sürüklemeye devam etse de galiba bu oyun kitltlerin omuzlarında büyüyor.

Televizyonda ya da stadyumlarda bu şiiri herkes aynı coşkuyla ve duyguyla okuyor.

15 Ağu 2009

ELİN ELE ÜSTÜNLÜĞÜ

Bir futbolsever olarak bu sene Turkcell Süper Lig, gerçek manada heyecana ve büyük çekişmeye ev sahipliği yapacak gibi duruyor.



Bir yanda geçtiğimiz sezonu çifte kupa ile tamamlamış, bu sene de bu ünvanını korumayı amaçlayan ve işini iyi bilen, tam anlamıyla tecrübe abidesi Mustafa Denizli.

Bir yanda, ligimizi iyi bilen, takımını şampiyon yapabilecek birçok formulü elinde bulunduran ve yerinde hiç durmayan o gözleriyle değişik bir havası olan Daum.


Diğer tarafta ise iyi bir kariyerle ülkemize gelen ve geldiği ilk günden bu güne heyecan yaratan F. Rijkaard.

34. haftaya kadar olan süreyi heyecanla takip edeceğiz.

14 Ağu 2009

ÇÖZÜM BULUNMAYAN SAÇMALIK


Bir olgu düşünelim o kadar çok eleştirilsin, yanlış olduğu vurgulansın ama bir o kadar da bu saçmalığa devam edilsin.Ve bahsettiğimiz saçmalık futbolun seyircisiz oynanması olmasın... Mümkün mü? Bir de yetkililer çıkıp 'Kurulumuzun verdiği kararla falan falan tarihte, filan takımla filan takım arasında oynanacak maçın seyircisiz olacağını belrledik.'diye açıklama yaparlar.
Hay Allah razı olsun ne iyi düşünmüşsünüz.Çok önemli bir karar almış, kesin çözüm bulmuşsunuz.Seyircinin bu kadar önemli olduğu bir oyunda böyle bir karar almak gerçekten kusursuz.Yine harika iş çıkardınız, bu oyunun seyircisi olarak sizi tebrik ederiz.

Ayrıca futbol syircisi sadece stada gelenler olarak düşünülmemeli, seyircisiz maçları tv'den izlemek de çok yavan geliyor insana.Bir oyun düşünelim dolu stadda oynandığı zaman doyumsuz bir zevk, boş koltuklara oynandığı zaman sıkılarak geçirdiğimiz ve tadı tuzu olmayan bir 90 dakika.
Diyoruz ki futbola ceza vermeyin, sevdamızın önünden çekilin!

13 Ağu 2009

YENİ STADINDA BAŞARILAR

Bildiğimiz gibi son zamanlarda ülkemizde yeni stadlar yapılmaya devam ediliyor.Bunun son örneği, dün FB. maçı ile açılışı yapılan Rize stadı.


Toplam stadyum seyirci kapasitesi VİP, loca,basın ve özel ile beraber 15.558 kişi olarak belirlenmiş, şirin bir stad olarak karşımıza çıktı.


Stad sahaya sıfır olup seyircisinin desteğiyle birçok rakibini baskı altında tutabilecek bir atmosfere sahip olabilir.Rizeye çok avantaj sağlayacağı gerçeği açık.


Stad TÜRK FUTBOLUNA, ÇAYKUR RİZE SPOR'A ve Rize halkına hayırlı olsun.
Umuyoruz ki Rize'nin tarihinde parlak harflerle yer alacak başarılara tanıklık edecek bir futbol mabedi olur(İNŞALLAH).HAYIRLI OLSUN.

ALIŞKANLIK KAMBURUNU SIRTIMIZDAN ATALIM

Yeni bir başlangıcın önderi olmak ya da bu sıfatın üzerinize yakıştırılması yeni sorumlulukları beraberinde getiriyor. Futbol gibi acımasız bir oyunda önder olmak ya da gösterilmek sorumluluktan başka acı, sıkıntı ve dert üçlüsünü de yan cebinde taşıyor.

Yan cebe elinizi ne kadar geç atarsanız işler o kadar yolunda gidiyor. Yok zorla atmak zorunda bırakılıyorsanız cebi delip kurtulmanın yolunu bulmak en mantıklı yol gibi görünüyor.

Geçtiğimiz sezon Skibbe ile başlayan serüvende eller hep yan cepte kaldı. Çıkarıldığı an çıkan ele bir tokat indi. Bu tokat ya medyanın tokatıydı ya da yönetimin. Bazı an geldi bu kez cebi delip kurtulacağız sıkıntılardan dedik. Ama dediğimizle kaldık. Delmeye çalışırken sökük elleriyle birlikte cebe dikildi. E hal böyle olunca elden olmak yerine eli kendi cebine sokulup gönderildi. Tekrar söylüyorum gönderilmeseydi geçtiğimiz sezon Galatasaray şampiyondu.

Bülent Korkmaz, büyük kaptan. Galatasaray taraftar kraliyetinin kralı. Yanlış zaman da yersiz bir anda geldi takımın başına. Kendisi de biliyordu başarısız olacağını. Yönetim çıkmazın içinden kendi hatasını taraftara affettirmek için Büyük Kaptan’ı kurban seçti. Böylece çatlaktan sızan sular boşa gitmeden büyük kazanlara akıtıldı.

Her ağızda şu sözler vardı. Bu denli kaliteli transferlerle bezenmiş Galatasaray’ın başına Skibbe getirilmemeliydi. Her yorumun kendince haklı yanı var.

Asıl önemli olan sahiplenebilmek. Ben getirdim ben arkasındayım diyebilmek. Her değiştirilen teknik adamdan sonra bit türlü alınmayan dersler yönetimin her yıl sınıf tekrarı yapmasına neden oldu. Bence bu yıl son hakkıydı ve bu hakkını harika kullandı.

Frank Rijkaard Galatasaray’da yazısını resmi sitede gördükten sonra Galatasaray yönetimi uzun yıllardır süre gelen yanlış seçimlerden sonra dersi layıkıyla vermişti. Avrupa vizyonunu daha bi sağlama almış ve kendi geleceğini de kurtarmış oldu.

Futbolda kimse başarı garantisi veremez. Dünyanın en iyi teknik adamları arasında gösterilen Rijkaar da veremez. Artık başarının çalışmakla geldiğini ve bunu sabırla yoğurduğumuz zaman tadından yenilmeyecek bir lezzete dönüşeceğini öğrenmeliyiz.

Medya olarak, yönetim olarak, taraftar olarak doğrunun yanında, hak edenin alın teri yanında olalım. Bırakalım Rijkaard gibi büyük bir değer elini yan cebe götürmesin. Götürmek zorunda bırakmayalım.

Bırakalım Rijkaard Aslan Tepe’nin çimlerinde kupalar kaldırsın.

DARREN BENT

RESİMLER, Buyrun.

12 Ağu 2009

HOLLANDA & İNGİLTERE | | MUHTEMEL KADROLAR

Beckham şimdilik kadroda gözüküyor. Bakalım önümüzdeki günlerde Capello'nun uyarısını dikkate alıp Avrupa kulüplerinden birine dönüş yapacak mı.

REKLAMLAR

Harry Redknapp, Lan Wright, Terry Venables

İNGİLİZLER


Üst resimde Lampart'a alttaki resimde Ferdinand'a dikkat.

10 Ağu 2009

HOROZ DÖVÜŞÜ

Community Shield Kupası karşılaşmasının hararetli dakikalarından bir kare.

Foto:Dailymail'den

AVRUPA TRANSFER PİYASASINDA YAZIN EN GÖZDE 40 İSMİ


1. Cristiano Ronaldo
2. Kaka
3. Franck Ribery
4. David Villa
5. Carlos Tevez
6. Karim Benzama
7. Zlatan İbrahimovic
8. Samuel Eto'o
9. David Silva
10. Adebayor

11. Xabi Alonso
12. Antonia Valencia
13. Diego Forlan
14. Philipp Lahm
15. Santa Cruz
16. Aguero
17. Van Der Vaart
18. Pato
19. Wesley Sneijder
20. Mexes

21. Robben
22. Ricardo Carvalho
23. Owen
24. Eljero Elia
25. Brede Hangeland
26. Dario Srna
27. Pirlo
28. Yuri Zhirkov
29. Bruno Alves
30. Raul Albiol

31. Daniel Sturridge
32. Tuncay Şanlı
33. Miguel Veloso
34. Joao Moutinho
35. Stephane Mbia
36. Luca Toni
37. David Bentley
38. Stijn Schaars
39. Marko Arnautovic
40. Diego Milito

Liste The Guardian Editörleri tarafından hazırlanmıştır.

CAPELLO'DAN TAVSİYE

Beckham Milan'da kiralık süresini doldurdu ve La Galaxy'e geri döndü. Milli takımda forma giymeyi ve önündeki üst düzey turnuvalarda takımdaki yerini almayı çok istediğini her röportajında söylüyordu. Bu açıklamalardan sonra Capello kendisine bir tavsiyede bulundu ; Takımda tekrar yer edinebilmesi için Avrupa'nın önde gelen kulüplerinin birinde Milan'la yaptığına benzer bir anlaşma yaparak formunu daha iyi tutmasını önerdi. MLS'nin Kasım ayında biteceğini hatırlatan Capello bu arayı üst düzey bir takıma transfer olarak kapatmasını tavsiye etti. Bir nevi Beckham'ı uyardı.

HER ŞEYDEN ÖNEMLİSİ RİJKAARD'IN BRAVO'SU


Maçın saati açıklandığı andan itibaren herkes şaşkın şaşkın federasyonun bu kararına bir anlam vermeye çalışıyordu. Yaz aylarının sıcak şehri Antep, nemle birlikte bunaltıcı sıcakları misafir ediyor bölgesinde. 19:30 bu koşullar altında erken bir saat dilimi. Hemde çok erken. Fenerbahçe maçı ile aynı saate koymak işinize gelmiyorsa Pazartesi'ye koyun maçı. İlla ki sıcaktan bunalıp bir futbolcunun yere yığılmasını mı bekleyeceğiz. Dünyada örneklerine hiç mi rastlamadınız ?

Maçı izleme fırsatım olmadı. Hafta içi iş güç ve çalışmanın getirdiği yorgunluğu üzerimizden atmak için pazar gününü değerlendirmeden geçirmek olmazdı. Maç eve dönüş saatine geldiği için kaçırmış olduk. Maç analiz ve yorumlarını yapmamız da mümkün olmayacak.

Yayıncı kuruluşun verdiği görüntülerle yorum yapan spor yorumcularımız gibi bir hataya düşüp yorum yapmak da işimize gelmez. Fakat maç sonu bazı görüntülere yorum yapmak gerekir. Hani yeni bir sezon başlarken genel yorum yeni bir sayfa da yeni motivasyonla aynı hedeflere farklı adımlarla ilerleyeceğiz sözleri vardır ki bu sözlere bu yıl daha bir inanmış durumdayım. Nedeni aşağıda ki resimler.

Bu görüntüleri izlerken heyecanlanmamak mümkün değil. Rijkaard ve Neeskens soyunma odasının kapısında gelen oyuncularını tebrik ediyor. Bir bütün olma becerisini yakalıyor gibiyiz.

Gaziantepspor 2-3 Galatasaray

29 Ağu 2009

ÇİÇEKLERE İYİ BAK DA SOLMASINLAR HOCAM!!



Bir Beşiktaş maçı daha bitti ve görüntü geçen haftaların aynısı.Fark diyebileceğimiz tek şey, bu sezon ilk kez önüne çıkılan, her zamanki coşkulu taraftar.Atan kazanır havasında bir maç ki bununla son zamanlarda sıkça karşılaşır olduk.Oynanmış 4 lig maçı, buna ilave hazırlık maçları ve buna ramen oturmuş bir kadro ve oyun yapısı yok.Olmayan sistemde, alakasız yerlerde oynatılmaya çalışılan futbolcuların düştükleri komik durum.Takımının akın akın gelmesini bekleyen taraftarın,'karambolden de olsa bi gol bulsak bari' havasında, çaresiz maçları takip edişi.Akabinde söylene söylene stadı terkeden ama Beşiktaş'ı asla terk etmeyecek olan taraftarın içleracısı durumu.Ki bunlara, maçlardan sonra bir hışımla tv'nin fişini çekip,bikaç satır öfke kusmak için pc'nin başına geçenleri de eklemeliyiz.

Geçen seneyi çifte kupa ile tamamlamış bir takımın, binlerce coşkulu taraftarının önünde, mutlak kazanılması gereken bir maçı çift ön libero ile tamamlamış olmasını da anlamak zor.Tutturulmuş bi çift ön libero gidiyo.Rakip kim olursa olsun değişmiyor bu.Bu bi zorunluluk mu nedir anlayamadık.Kendi sahanda Anadolu takımlarıyla oynuyosun ve zaten beraberliğe gelmiş bi takıma karşı fazladan savunma önlemleri almaya çalışıyorsun.Hoş, gelen takımlar hücum yapsalar yenecekler belki ama onlarda bunu yapmıyo ve öyle bityor maçlar.Kazanmak için bişeyleri değiştirmek lazım.Değişim diyoruz kalıplara itaat etmekten vazgeçmek.Korkmadan, çekinmeden.

Bir de gereksiz yere uzamış transfer dedikoduları.Yok Bobo gitmiş de, kalmış da, yok efendim Deco,Quaresma,Delgado'nun sözleşmesi falan filan derken Tabata işte.Ya kardaşim sen zaten gol atamıyorsun hatta pozisyona giremiyorsun sonra da çıkıp 'iyi para verirlerse BOBO'yu satarız' diyorsun.İyi para dediği de 5.5 veya 6 milyon ki sen 29 yaşında ki Tabata ya 8 milyon verebilecek bir zihniyetsin.Düşünün en çok ihtiyacın olan adamı 5-6 milyona göndermeye razı oldun.Ve buna benzer neler neler. Bitmez, tükenmez.

Öyle görnüyor ki ortada büyük yanlışlıklar var hem de sürekli çoğalan yanlışlıklar.
Bir Türk takımının, hem de şampiyonlar ligi arefesi böyle bir profil çizmesi can sıkıyor açıkçası.Diliyoruz geride bıraktığımız gün can sıkan son gün olsun.

27 Ağu 2009

KARTAL İÇİN KADER VAKTİ:19.00



Pot 1
Club Coefficent
1 FC Barcelona (ESP, holders) 121.853
2 Chelsea FC (ENG) 118.899
3 Liverpool FC (ENG) 118.899
4 Manchester United FC (ENG) 111.899
5 AC Milan (ITA) 110.996
6 Arsenal FC (ENG) 106.899
7 Sevilla FC (ESP) 100.853
8 FC Bayern München (GER) 98.339



Pot 2 Club Coefficent
9 Olympique Lyonnais (FRA) 91.033
10 FC Internazionale Milano (ITA) 87.582
11 Real Madrid CF (ESP) 78.853
12 PFC CSKA Moskva (RUS) 71.525
13 FC Porto (POR) 68.292
14 AZ Alkmaar (NED) 64.826
15 Juventus (ITA) 63.582
16 Rangers FC (SCO) 56.575



Pot 3 Club Coefficent
17 Olympiacos FC (GRE) 52.633
18 Olympique de Marseille (FRA) 48.033
19 FC Dynamo Kyiv (UKR) 46.370
20 VfB Stuttgart (GER) 45.339
21 ACF Fiorentina (ITA) 42.582
22 Club Atlético de Madrid (ESP) 41.853
23 FC Girondins de Bordeaux (FRA) 40.033
24 Beşiktaş JK (TUR) 32.445



Pot 4 Club Coefficent
25 VfL Wolfsburg (GER) 21.339
26 R. Standard de Liège (BEL) 21.065
27 Maccabi Haifa FC (ISR) 17.050
28 FC Zürich (SUI) 14.050
29 FC Rubin Kazan (RUS) 9.525
30 AFC Unirea Urziceni (ROU) 8.781
31 APOEL FC (CYP) 4.016
32 Debreceni VSC (HUN) 1.633

27 Ağustos Perşembe günü, Monaco'da çekilecek olan şampiyonlar ligi kuraları saat 19:00'da başlayacaktır.
Temsilcimiz Beşiktaş gruplara 3. torbadan katılacak olup, kura çekimleri sırasında gerekli şansın yanında olmasını diliyoruz.Tabiki bu şansa grup maçlarında da ihtiyacımız olacaktır şüphesiz.
İçimden geçen kura:Milan, AZ Alkmaar ,Beşiktaş,R. Standard de Liège
Haydi hayırlısı.Bol şans ve başarılar!!!!

25 Ağu 2009

SÜPER LİGİN KABADAYISI (EMRE)



Ceza almalı mı almamalı mı ? Tartışılan pozisyona bakalım. Emre direk ceza almalı.

Video: http://gelgidersin.blogspot.com/

24 Ağu 2009

GEL SENDE KATIL

''Sabah etrafınıza gülücükler saçarak uyanırsanız gün iyi başlar ve iyi biter'' demişti saygın bir büyüğüm. Dün güne gülücükler sacarak uyandım çünkü Galatasaray'ın maçı vardı ve günü gülücükler saçarak bitirdim çünkü sahada müthiş bir galibiyet vardı.

Dakika 80, skor 3-1 Galatasaray lehine devam ederken takım yeni bir gol pozisyonu için orta alanda top kapma savaşına girip pres yapmaya devam ediyorsa ve yeni arayışlar içindeyse sağlam kondisyon yüklenmiş diyebiliriz. Yıllardır alıştığımız 70. dakikada oyundan düşme sendromu yavaş yavaş etkisini kaybediyor.

Çok fazla maçın taktik diziliş ve anlayış kısmına girmiyorum. Dün akşam için Rijkaard'ı, sistemini ve ekibini eleştirecek değilim. Göze batan çok olumsuz bir durum da yoktu.

Fakat Mustafa Sarp ve Gökhan Zan'ın performanslarını daha bir arttırdıklarını gördüm. Mustafa Milli forma için oynadığı bölge açısından bende varım demeye başladı. Bursaspor'dan sonra Galatasaray'da segileyeceği oyun merak konusuydu. Hatta başarısız olacak çatlağı genişti. Tüm söylenenlere şu ana kadar iyi cevap veriyor.

Arda ve Keita üstüne koymaya devam ediyor. Baroş biraz dolaşık bu günlerde gol atması hepimiz için iyi oldu. Elano'ya gelince müthiş bir selam verdi taraftara. Aydın ne zaman ne yapacağı belli değil. Umarım Rijkaard'ın ellerinde patlamaz.

23 Ağu 2009

BEŞİKTAŞ MI? NERDE?



Beşiktaş ligde 3 haftayı geride bırakırken, alınmış 5 puan, atılmış 3 gol, çok az sayıda gol pozisyonu, tadı tuzu olmayan yavan bir futbol, kendi deyimiyle'heyecanını yitirmiş bir teknik adam' elimizdekilerin büyük kısmı şimdilik bunlar.

Beşiktaş, Gençlerbirliği maçına kaleciyle beraber 8 savunma oyuncusuyla çıkarken hücum oyuncuları da oynanan sisteme(sistem falan da yok zaten)ayak uyduramadılar.Nasıl olur da Beşiktaş kesin favori olarak adlandırıldığı bir maça 3 tane savunmacı orta saha oyuncusuyla ve santraforsuz çıkar.Neyden çekiniliyor sa artık.Çok olsa takım yenilir ama büyük bir takım gibi oynayıp yenilir.Maç boyunca adam gibi bir tek pozisyon izleyemedik be ki bu durum haftalardır böyle.Hani takım pozisyon bulur da kaçırır eyvallah, Beşiktaş'ın organize ne bir atağı var ne de taraftarı heyecanlandıracak bir hareketlilik var takımda, haftalardır uyutuyolar maç izlerken, sıkıcı sıkıcı maçlar.Aslında bu yavan futbol Beşiktaş'ın karakterine uymuyor da, bizim tanıdığımız Beşiktaş gözükara bir şekilde sahaya çıkar çatır çatır topunu oynar, taraftar da zevkle takip eder takımını.Ama yook!Son maçlarda almış başını pısırık bir futbol gidiyor.

Takıma takviye yapıldı denildi, bizim bildiğimiz takviye kuvvetin arttırılmasıdır bi bakıma.Bakıyoruz takıma Cisse gidip Fink geliyor,G.Zan gidip Ferrari geliyor.Bu futbolcular arasında ne gibi farklar var da takviye yapılmış oluyor orasını da anlayamadık.Ve en önemlisi bu takım şampiyonlar liginde mücadele edecek.

Umarız Beşiktaş bu tırsık futboldan kurtulur da taraftar da yarına umutla bakar.

21 Ağu 2009

GALATASARAY - LEVADİA (MAÇ SONU)

3 maç, atılan 15 gol, yenen 1 gol ve umarım bu bir alışkanlık sinyalidir.

Beklenendi Rijkaard'ın denizli maçında dinlendirilen oyuncularla birlikte 11'i kurması. Tek düşündüren nokta sağ bekte Sabri ile mi başlayacağı yoksa Uğurla mı devam edeceğiydi bana göre. Sabri sahadaydı. Baskı ilk topla birlikte Arda'yla başladı.

Sağ kanat sorunu uzun yıllardır sırtımızın kamburuydu. Keita inanılmaz bir başlangıcla ben geldim rahatlayın diyordu. Ayağına gelen her top trübünlerin alkışıyla birlikte pas olarak istediği yere ulaşıyordu. Hızlı çalım, hızlı koşu, kısa mesafede ki hızlı pas alışverişi takımın dinamik kalmasında büyük etkiye sahip.

Arda üstüne koymaya devam ediyor. Kaleye bir şutu vardı ki bunu daha fazla yapmasını istiyoruz. Penaltı pozisyonunda Baroş'un önüne bıraktığı pasta tüm defans oyuncuları seyra dalmıştı.

Defans dörtlüsü konusunda yorum yapılacak bir maç olmadı. Leo Franco'yu uzun bir süre görmedik. Bir ara Servet sıkılmış olacak ki bir iki oyuncuya çalım atmaya çalışırken rastladık. Her eve lazım Hakan Balta'nın Kewell'a gönderdiği pas ve ayağa oynatmak isteğinin bir hediyesiydi.

Orta alanda Ayhan ve Mustafa Sarp ikilisi tehlikeli bölgeye top ulaştırmada daha hızlı olmalılar. Uzun süredir sahalardan uzak kalan Mehmet Topal'ın geri dönmesi Ayhan yada Mustafa'dan birinin büyük ihtimalle kulübeye gitmesiyle sonuçlanacaktır.

Nihayet Elano'nun üstünde sarı kırmızı formayı görebildik. Üstüne yorum yapmak için çok erken. Bunun keyfini sürmek öncelikli tercihimizdir.

Belirtmek istediğim bir konuda duran top organizasyonları. Bu yıl fazlasıyla konuşacak gibiyiz. Sezona yeni başlamışken geçen yılın duran toptan gelen gol rekoru kırıldı. Bu takımımız için büyük bir kazanç. Sabri için ayrı bir sevindim bu duruma. Duran topları kullanma derdinden kurtuldu Sabri.

Takımın pozitif oyunu ve oyun anlayışı tribünlere geçmiş durumda. Onlara ayrıca teşekkür etmeyi de unutmayalım.

Galatasaray 5-0 Levadia

20 Ağu 2009

UEFA YOLCULARI KALMASIN!!!!!

Galatasaray-FC Levadia: Temsilcimiz Galatasaray, aralarında siklet farkı bulunan rakibi Levadia ile bugün saat 21.45'de karşılaşacak.Elbette ki futbol da sürprizler var ama bu kadronun buna izin vereceğini düşünmek biraz çılgınlık olur.Galatasaray'a başarılar derken herhangi bi sakatlıkla karşılaşmamayı da dilemeyi unutmuyoruz.

FC Sion- Fenerbahçe: Fenerbahçe de turu geçmesine kesin gözüyle baktığımız diğer bir temsilcimiz.Rakibiyle bugün saat 21.30'da karşılaşacak Fenerbahçe'nin, bu deplasmandan avantajlı bir skorla döneceğini düşünüyor ve diliyoruz.

Trabzonspor-Toulouse: Sonucunu en çok merak ettiğim eşleşme şüphesiz bu.Çünkü ihtimalin yarı yarıya olduğunu düşünüyorum.Bugün saat19.45'de Avni Aker'den alınacak sonuç ikinci maçta bize güç ve güven verecektir.Trabzonspor'umuza başarılar diliyoruz.

Sivasspor-Shakhtar Donetsk: Bugün saat 21.00'da başlayacak karşılaşmada herkesin düşündüğü gibi favori rakibimiz.Bunu söylememde Shakhtar'ın iyi olmasının yanında temsilcimizin kötü bir görüntü vermesi de büyük etken.Rakibimizin son şampiyon sıfatıyla bu maça çıkıyor olması ayrı bir talihsizlik ama 'futbolda herşey vardır' diyebiliriz en azından.Sivasspor'a başarılar!!!!!!

HAVA SERİNLİYOR, FUTBOLA DEVAM

Hayatımızda önemli bir yeri olan futbola seyirci olmaktan çıkmak isteriz bazen.Biz de o televizyonda izlediğimiz birçok futbolcu gibi, topu önümüze alıp arkasından aynı saf duygularla ve deliler gibi koşuşturmak isteriz.Tabi bu isteğimizi yerine getirmemize hava muhalefet olabilir hele ki ülkemizde yazını Akdenizde geçirenler için.Futbol oynamak özlem oluverir akdeniz'de iki üç ay.Neyse ki havalar serinliyor.

Havaların serinlemeye başlamasıyla, bi koşu gidildi resimde gördüğümüz ve iştah kabartan güzel toptan alındı.Mahalledeki çocuklara salık salındı.İşiler güçler iptal edildi bugün futbol oynanacak.

Akşamüstü güneş batımına sahaya!!!!
Futbol var!!!!

17 Ağu 2009

UNUTMADIK

17 Ağustos 1999 depremini unutmadık unutmayacağız.Üzüntüyle anıyoruz.
Umuyoruz ki böyle bir felaketi bir daha görmeyiz.

16 Ağu 2009

TELEVİZYONDA FUTBOL



Televizyonda futbol izlemek birçoğumuzun asla vazgeçemeyeceği tutkuları arasındadır.Hatta imkanımız olmasına rağmen stada gitmek yerine otururuz koltuğumuza ve bir hafta boyunca beklediğimiz anı tv karşısında geçiririz.

Çoğu zaman tv'de izleyeceğimiz o maçın, tuttuğumuz takımın maçı olması da gerekmez.Aslında farklı renkte forma giymiş iki takımın bir topun arkasından koşuşturması da değildir yalnızca insanları kendine bağlayan.Tv seyircisine en çok hazzı veren yine seyircilerdir ama stadı dolduran seyirciler.Bi bakıma futbolu tutku haline getiren stada gelen seyirciler gibi görünüyor.

İyiden iyiye kendini gösterdi ki son yıllar da büyük paraların dolaştığı bu oyun, kitleleri peşinden sürüklemeye devam etse de galiba bu oyun kitltlerin omuzlarında büyüyor.

Televizyonda ya da stadyumlarda bu şiiri herkes aynı coşkuyla ve duyguyla okuyor.

15 Ağu 2009

ELİN ELE ÜSTÜNLÜĞÜ

Bir futbolsever olarak bu sene Turkcell Süper Lig, gerçek manada heyecana ve büyük çekişmeye ev sahipliği yapacak gibi duruyor.



Bir yanda geçtiğimiz sezonu çifte kupa ile tamamlamış, bu sene de bu ünvanını korumayı amaçlayan ve işini iyi bilen, tam anlamıyla tecrübe abidesi Mustafa Denizli.

Bir yanda, ligimizi iyi bilen, takımını şampiyon yapabilecek birçok formulü elinde bulunduran ve yerinde hiç durmayan o gözleriyle değişik bir havası olan Daum.


Diğer tarafta ise iyi bir kariyerle ülkemize gelen ve geldiği ilk günden bu güne heyecan yaratan F. Rijkaard.

34. haftaya kadar olan süreyi heyecanla takip edeceğiz.

14 Ağu 2009

ÇÖZÜM BULUNMAYAN SAÇMALIK


Bir olgu düşünelim o kadar çok eleştirilsin, yanlış olduğu vurgulansın ama bir o kadar da bu saçmalığa devam edilsin.Ve bahsettiğimiz saçmalık futbolun seyircisiz oynanması olmasın... Mümkün mü? Bir de yetkililer çıkıp 'Kurulumuzun verdiği kararla falan falan tarihte, filan takımla filan takım arasında oynanacak maçın seyircisiz olacağını belrledik.'diye açıklama yaparlar.
Hay Allah razı olsun ne iyi düşünmüşsünüz.Çok önemli bir karar almış, kesin çözüm bulmuşsunuz.Seyircinin bu kadar önemli olduğu bir oyunda böyle bir karar almak gerçekten kusursuz.Yine harika iş çıkardınız, bu oyunun seyircisi olarak sizi tebrik ederiz.

Ayrıca futbol syircisi sadece stada gelenler olarak düşünülmemeli, seyircisiz maçları tv'den izlemek de çok yavan geliyor insana.Bir oyun düşünelim dolu stadda oynandığı zaman doyumsuz bir zevk, boş koltuklara oynandığı zaman sıkılarak geçirdiğimiz ve tadı tuzu olmayan bir 90 dakika.
Diyoruz ki futbola ceza vermeyin, sevdamızın önünden çekilin!

13 Ağu 2009

YENİ STADINDA BAŞARILAR

Bildiğimiz gibi son zamanlarda ülkemizde yeni stadlar yapılmaya devam ediliyor.Bunun son örneği, dün FB. maçı ile açılışı yapılan Rize stadı.


Toplam stadyum seyirci kapasitesi VİP, loca,basın ve özel ile beraber 15.558 kişi olarak belirlenmiş, şirin bir stad olarak karşımıza çıktı.


Stad sahaya sıfır olup seyircisinin desteğiyle birçok rakibini baskı altında tutabilecek bir atmosfere sahip olabilir.Rizeye çok avantaj sağlayacağı gerçeği açık.


Stad TÜRK FUTBOLUNA, ÇAYKUR RİZE SPOR'A ve Rize halkına hayırlı olsun.
Umuyoruz ki Rize'nin tarihinde parlak harflerle yer alacak başarılara tanıklık edecek bir futbol mabedi olur(İNŞALLAH).HAYIRLI OLSUN.

ALIŞKANLIK KAMBURUNU SIRTIMIZDAN ATALIM

Yeni bir başlangıcın önderi olmak ya da bu sıfatın üzerinize yakıştırılması yeni sorumlulukları beraberinde getiriyor. Futbol gibi acımasız bir oyunda önder olmak ya da gösterilmek sorumluluktan başka acı, sıkıntı ve dert üçlüsünü de yan cebinde taşıyor.

Yan cebe elinizi ne kadar geç atarsanız işler o kadar yolunda gidiyor. Yok zorla atmak zorunda bırakılıyorsanız cebi delip kurtulmanın yolunu bulmak en mantıklı yol gibi görünüyor.

Geçtiğimiz sezon Skibbe ile başlayan serüvende eller hep yan cepte kaldı. Çıkarıldığı an çıkan ele bir tokat indi. Bu tokat ya medyanın tokatıydı ya da yönetimin. Bazı an geldi bu kez cebi delip kurtulacağız sıkıntılardan dedik. Ama dediğimizle kaldık. Delmeye çalışırken sökük elleriyle birlikte cebe dikildi. E hal böyle olunca elden olmak yerine eli kendi cebine sokulup gönderildi. Tekrar söylüyorum gönderilmeseydi geçtiğimiz sezon Galatasaray şampiyondu.

Bülent Korkmaz, büyük kaptan. Galatasaray taraftar kraliyetinin kralı. Yanlış zaman da yersiz bir anda geldi takımın başına. Kendisi de biliyordu başarısız olacağını. Yönetim çıkmazın içinden kendi hatasını taraftara affettirmek için Büyük Kaptan’ı kurban seçti. Böylece çatlaktan sızan sular boşa gitmeden büyük kazanlara akıtıldı.

Her ağızda şu sözler vardı. Bu denli kaliteli transferlerle bezenmiş Galatasaray’ın başına Skibbe getirilmemeliydi. Her yorumun kendince haklı yanı var.

Asıl önemli olan sahiplenebilmek. Ben getirdim ben arkasındayım diyebilmek. Her değiştirilen teknik adamdan sonra bit türlü alınmayan dersler yönetimin her yıl sınıf tekrarı yapmasına neden oldu. Bence bu yıl son hakkıydı ve bu hakkını harika kullandı.

Frank Rijkaard Galatasaray’da yazısını resmi sitede gördükten sonra Galatasaray yönetimi uzun yıllardır süre gelen yanlış seçimlerden sonra dersi layıkıyla vermişti. Avrupa vizyonunu daha bi sağlama almış ve kendi geleceğini de kurtarmış oldu.

Futbolda kimse başarı garantisi veremez. Dünyanın en iyi teknik adamları arasında gösterilen Rijkaar da veremez. Artık başarının çalışmakla geldiğini ve bunu sabırla yoğurduğumuz zaman tadından yenilmeyecek bir lezzete dönüşeceğini öğrenmeliyiz.

Medya olarak, yönetim olarak, taraftar olarak doğrunun yanında, hak edenin alın teri yanında olalım. Bırakalım Rijkaard gibi büyük bir değer elini yan cebe götürmesin. Götürmek zorunda bırakmayalım.

Bırakalım Rijkaard Aslan Tepe’nin çimlerinde kupalar kaldırsın.

DARREN BENT

RESİMLER, Buyrun.

12 Ağu 2009

HOLLANDA & İNGİLTERE | | MUHTEMEL KADROLAR

Beckham şimdilik kadroda gözüküyor. Bakalım önümüzdeki günlerde Capello'nun uyarısını dikkate alıp Avrupa kulüplerinden birine dönüş yapacak mı.

REKLAMLAR

Harry Redknapp, Lan Wright, Terry Venables

İNGİLİZLER


Üst resimde Lampart'a alttaki resimde Ferdinand'a dikkat.

10 Ağu 2009

HOROZ DÖVÜŞÜ

Community Shield Kupası karşılaşmasının hararetli dakikalarından bir kare.

Foto:Dailymail'den

AVRUPA TRANSFER PİYASASINDA YAZIN EN GÖZDE 40 İSMİ


1. Cristiano Ronaldo
2. Kaka
3. Franck Ribery
4. David Villa
5. Carlos Tevez
6. Karim Benzama
7. Zlatan İbrahimovic
8. Samuel Eto'o
9. David Silva
10. Adebayor

11. Xabi Alonso
12. Antonia Valencia
13. Diego Forlan
14. Philipp Lahm
15. Santa Cruz
16. Aguero
17. Van Der Vaart
18. Pato
19. Wesley Sneijder
20. Mexes

21. Robben
22. Ricardo Carvalho
23. Owen
24. Eljero Elia
25. Brede Hangeland
26. Dario Srna
27. Pirlo
28. Yuri Zhirkov
29. Bruno Alves
30. Raul Albiol

31. Daniel Sturridge
32. Tuncay Şanlı
33. Miguel Veloso
34. Joao Moutinho
35. Stephane Mbia
36. Luca Toni
37. David Bentley
38. Stijn Schaars
39. Marko Arnautovic
40. Diego Milito

Liste The Guardian Editörleri tarafından hazırlanmıştır.

CAPELLO'DAN TAVSİYE

Beckham Milan'da kiralık süresini doldurdu ve La Galaxy'e geri döndü. Milli takımda forma giymeyi ve önündeki üst düzey turnuvalarda takımdaki yerini almayı çok istediğini her röportajında söylüyordu. Bu açıklamalardan sonra Capello kendisine bir tavsiyede bulundu ; Takımda tekrar yer edinebilmesi için Avrupa'nın önde gelen kulüplerinin birinde Milan'la yaptığına benzer bir anlaşma yaparak formunu daha iyi tutmasını önerdi. MLS'nin Kasım ayında biteceğini hatırlatan Capello bu arayı üst düzey bir takıma transfer olarak kapatmasını tavsiye etti. Bir nevi Beckham'ı uyardı.

HER ŞEYDEN ÖNEMLİSİ RİJKAARD'IN BRAVO'SU


Maçın saati açıklandığı andan itibaren herkes şaşkın şaşkın federasyonun bu kararına bir anlam vermeye çalışıyordu. Yaz aylarının sıcak şehri Antep, nemle birlikte bunaltıcı sıcakları misafir ediyor bölgesinde. 19:30 bu koşullar altında erken bir saat dilimi. Hemde çok erken. Fenerbahçe maçı ile aynı saate koymak işinize gelmiyorsa Pazartesi'ye koyun maçı. İlla ki sıcaktan bunalıp bir futbolcunun yere yığılmasını mı bekleyeceğiz. Dünyada örneklerine hiç mi rastlamadınız ?

Maçı izleme fırsatım olmadı. Hafta içi iş güç ve çalışmanın getirdiği yorgunluğu üzerimizden atmak için pazar gününü değerlendirmeden geçirmek olmazdı. Maç eve dönüş saatine geldiği için kaçırmış olduk. Maç analiz ve yorumlarını yapmamız da mümkün olmayacak.

Yayıncı kuruluşun verdiği görüntülerle yorum yapan spor yorumcularımız gibi bir hataya düşüp yorum yapmak da işimize gelmez. Fakat maç sonu bazı görüntülere yorum yapmak gerekir. Hani yeni bir sezon başlarken genel yorum yeni bir sayfa da yeni motivasyonla aynı hedeflere farklı adımlarla ilerleyeceğiz sözleri vardır ki bu sözlere bu yıl daha bir inanmış durumdayım. Nedeni aşağıda ki resimler.

Bu görüntüleri izlerken heyecanlanmamak mümkün değil. Rijkaard ve Neeskens soyunma odasının kapısında gelen oyuncularını tebrik ediyor. Bir bütün olma becerisini yakalıyor gibiyiz.

Gaziantepspor 2-3 Galatasaray