8 Eyl 2010

TÜRKİYE 3 BELÇİKA 2

Aslında iki farklı değerlendirme yapılması gerekiyor. İlk 45 dakika ve ikinci 45 dakika...

Sahaya çıkan on bir daha çok gol yememeyi hedefleyen bir düşüncenin ürünü bana göre. Bu düşünce Emre ve Aurelio'nun savunmaya daha yakın oynamasına neden oldu. Hücum organizasyonlarını sağlam adımlarla geliştirecek Hamit sağ kanatta kısılıp kalınca yük tamamen sol kantta Arda'ya düştü. İlk yarı itibari ile neredeyse tüm hücum organizasyonları Arda'nın bulunduğu kanttan yapılmaya çalışıldı. Yıllardır biliriz ki Tuncay tam bir santrfor değil. Tek başına son adam olmak Tuncay'ın futbol mantalitesinde yok zaten. O şavaşçı kimliğinden ödün vermeyen, araya koşular yapıp sürpriz çıkışlarla gol koklayan daha çok forvet arkası bir oyuncu. Topu sürekli orta alan defans arasında çevirdik durduk. Topun daha çok bizde kalması, bu hücüm organizasyonu olmayan kısır top çevirmelerden kaynaklandı. Oyunda kaldığı sürece Selçuk İnan'ın pek katkı sağladığını söyleyemeyiz. Hani bu yarı itibari ile Belçika'nın bir atağı var mı dersek ona da var diyemeyiz. En büyük sorunlarımızdan biri olan yan top yine gol yememize neden oldu. Servet'in rakibini kaçırması Onur'un hatalı çıkışı golü yememizde ki önemli iki etkendi.

Eksik olanı herkes görebiliyordu. Orta sahanın hücuma olan katkısını arttırmamız şarttı. Gördük ki Selçuk'un oyundan alınması ve yerine Semih'in girmesi tüm her şeyi baştan yazdı. Semih en uçta hemen arkasında Tuncay sistemin dişlilerini daha hızlı çevirmesini sağladı. Bu durumda Emre ve Hamit'in hücuma olan katkısı daha da arttı. Hiddink'in, yanlış demiyelim ama hatadan dönmesi biraz geç olsada güzel bir galibiyet aldık.

Ntvspor'da bir yorumcu büyüğümüz şunu dedi;''Belçika bizim rakibimiz olamaz. Bizim rakibimiz Almanya''.
Kesinlikle buna katılmıyorum. Bizim rakibimiz Belçika. Şundan söylüyorum; Belçika Milli takımında oynayan futbolcuların bir çoğu üst düzey liglerin önemli kulüplerinde futbol oynuyor. Ortada yükselişte olan bir Belçika futbolu var. Bakın bizim futbolcularımız üst düzey liglerde oynayamaz demiyorum. Şu anda oynamıyorlar. Sabri kendi kulübünde oynamadan Milli takımda oynadı, Aurelio aynı şekilde,Tuncay aynı,Hamit,Semih...bu isimleri çoğaltabiliriz. Bu oyunculardan bir çoğu direkt olarak kendi takımlarında oynamıyorlar. Ben bundan bahsediyorum. Belçika'yı küçük görmek hatanın en büyüğü olur.

3-2 güzel bir skor gibi görünüyor. Evet öyle. 0-1 geri düşmüşsün, rakip takımda Fellani, Hazard, Kompany, Dembele gibi son derece tehlikeli oyuncular varken ve gol atacak bir organizasyon içinde bulunamazken bu sonucu beklemiyordum. Semih'in oyuna girmesi ne denli değiştirmişse oyunu rakibin 10 kişi kalması da o denli oyunun gidişini etkilemiştir.

Son olarak, iki galibiyetle başlamak çok güzel. Umarım devamı gelir.

Bitirmeden maçın adamını da seçelim. İlk yarı Arda Turan, maç sonu Hamit Altıntop.

3 Eyl 2010

BİZ BİR AİLEYİZ

Rijkaard - Kewell - Elano - Neıll.

MİLAN BAROS

INSUA'YA DOKUNMAK YASAK

HARRY KEWELL

'' KIL OLDUM ABİİİ ! ''


Dün akşam % 100 futbol programında Başkan Adnan Polat konuk oldu. Günlerdir bu günü ve saati bekliyordum. Galatasaray'ın içinde yaşanan olaylara açıklık getirecek, medyada dönen yalan haberlerin doğrusunu söyleyecek ve bu sayede tüm spor medyası aydınlatılmış olacaktı.

Hani, güzel de başladı. Projeler falan... Derken Rıdvan Dilmen yavaş yavaş amacını açığa çıkarmaya başladı. Hem Başkana sorular soruyor, hem de verdiği cevaplara inanılmaz bir tavır takınıyor. Program ilerledikçe Adnan Polat'ı bir kurbanmış gibi görmeye başladım. Olay buraya doğru gidiyordu. Çok daha güzel sorular sorulması gerekirken;

*Kamuoyun araştırmaları gösteriyor ki Türkiye'de en fazla taraftarı olan takım Galatasaray dedi başkan. Ardından Rıdvan Dilmen hemen araya girdi ve '' o tartışılır'' dedi.

*Güntekin Onay kötü başlangıcın ve Avrupa kupalarından elenmeyi neye bağlıyorsunuz dedi.Bir çok faktör bir araya geliyor ve bir anda işler iyi gitmemeye başlıyor ve bu sonuçları alabiliyorsunuz. Bu faktörlerin arasında şans faktörünü de göz ardı etmemeliyiz dedi başkan. Ardından Rıdvan Dilmen ''futbolda şans yoktur'' diye bir cevap veriyor.

*Türkiye'ye gelmiş, cv'si güzel olan futbolcuları saydı Rıdvan Dilmen. Bunun üzerine Misimovic'i nasıl buluyorsun Rıdvan dedi Adnan Polat. ''Bunların çok altında'' dedi. b Sonrasından Misimovic'in geçen yıl neler yaptığını anlatmaya çalışan Adnan Polat'ın sözlerini bitirmesine izin vermeden başka konulara geçmeye çalıştı.

*Olmadık bir anda gereksiz bir şekilde Beşiktaş'ı sordu ki bunu hiç anlamış değilim.

Hepsini bir kenara bırakalım diyemiyorum. Zoruma gitti dün yaşananlar. Üzüldüm. Programa konuk olan Türkiye'nin en büyük futbol kulüplerinden birinin başkanı.

Umarım Rıdvan Dilmen bir gün o programda ŞANS kelimesini kullanır ve tüm Türkiye buna tanıklık eder.

2 Eyl 2010

1 Eyl 2010

4-3-3 TARİH Mİ OLUYOR ?


Bu günden itibaren Galatasaray'da bir çok şey değişecek. Değişmeyeceğini düşünenler var saygı duyuyorum.

Tarihinin en kötü başlangıçlarından birisini yaptı. Daha ilk basamaklarda Avrupa kupalarına veda etti.Büyük hedefleri olan kulüpler için bu durum kazanın kaynaması için altına daha çok odun atılmasına neden olurdu, oldu da. Kazanda suyun çok olmaması dışarıya taşmasına engel olmuştu. Dün itibari ile kazanın içindeki suya ilaveler yapıldı. Tatlandırıcılar ilave edildi. Tuz ve şeker.

Katılmadığım bir konudan devam etmek istiyorum. Süper Ligi bir kenara bırakalım. Halen dillerde dolanan bir söylem var. Bu transferler Avrupa kupasından elenmeden önce neden yapılmadı ? Bu söylem Galatasaray'a haksızlık etmektir. Neden ? Galatasaray'ın mevcut kadrosu Lviv'i rahatlıkla eleyecek bir güçte. Basit bireysel hatalar ve son maçtaki panik bizi kupanın dışına itti. Bunu artık kabul edin. Avrupa kupasından elenmenin transferle uzaktan yakından bir alakası yok. Tabi ki transferlerin geç kaldığı bir gerçek. Bu tamamen maddi durumdan ve daha ötesi yönetimin yetersizliğinden kaynaklı. Artık Avrupa kupası da geride kaldı süper ligde alınan iki mağlubiyette. Geçmişe sünger çekmek kolay değil ama geçmişle yaşamak hiç kolay değil.

Dün mevcut kadroya Misimovic ve Insua katıldı. Tamam sorunlar bitti demiyoruz. Galatasaray'da sorun hiç bitmez.

Galatasaray'ın 4-3-3 sisteminde ideal on birine bir bakalım şimdi. Ufuk,Sabri,Neıll,Servet,Hakan Balta,Ayhan,Mustafa Sarp,Barış,Arda,Baroş,Kewell.

Sezon başında Cana,Pino,Ali Turan,Serdar Özkan,Mehmet Battal,Musa Çağıran vs. gibi oyuncular kadroya dahil edildi. Mehmet Topal gitti yerine Cana alındı. Keita gitti yerine Pino ve Serdar Özkan alındı. Cana, bir Mehmet Topal olabilir mi ? Pino ve Serdar Özkan, bir Keita olabilir mi ? Tüm bunların üzerine Kewell ile neredeyse anlaşma yapılmayacaktı. Musa'nın sakatlanması. Üzerine Pino ve Cana'nın sakatlanması. Yeni transferler sakat mı diye düşünürken Sabri sakatlandı,son olarak Kewell ve Mehmet Battal sakatlandı. Olaylar bu şekilde devam ederken işlemeyen 4-3-3 sistemi tamamen çaresiz kalmıştı. Oyuncuların alternatiflerinin olmaması felaketlerin habercisiydi. Sonuç; lige iki mağlubiyetle başladık ardından Avrupa kupalarından elendik ve eskişehir galibiyetiyle biraz gülümsedik.

Avrupa kupasından elenmek beceriksizlikten başka bir şey değildi.Artık herkesimden aynı ses çıkıyordu. Transfer şart. Neden bekleniliyor. Maddi kaynak sıkıntısı çeken yönetim dünya kupasında harika bir performans sergilemiş Elano'yu satma girişimlerinde bulunuyor fakat istediği rakamları veren bir kulüp çıkmıyordu. Bu kadro sıkıntısında Elano'nun satılması düşüncesi bile taraftarı ürkütüyordu. Maçı izleyen her göz görüyordu Galatasaray orta sahasının Ayhan,Sarp,Mustafa üçlüsüne, kalesinin Aykut ve Ufuk'a emanet edilmeyeceğini. Bunu Rijkaard ve yönetim de görüyordu. Tüm temaslar boşa çıkmıştı. Başvurulan oyuncunun ücreti Galatasaray'ın bütçesine uymuyordu. Yönetimden gelen açıklamalar hiç değişmiyordu.''Transfer sezonu kapanmadan iki yada üç oyuncu daha alacağız''. Beklenen haberler nihayet dün geldi. Müthiş bir pasör ve savunmacı takıma katıldı.

Rijkaard geldiği günden bu yana 4-3-3 sisteminde oynattı takımı. Misimovic'in gelişi ile bu sistemden vazgeçmesi gerekecek gibi. İnsan düşünmeden de edemiyor tabi. Rijkaard misimovic transferini ne kadar istedi. Kararlı olduğu siteme devam edecekse Misimovic bu sistemin neresinde kendine yer bulabilecek ? bu da ayrı bir soru işareti. Misimovic, kendisinin de söylediği gibi forvet arkasından ikinci bir forvetmiş gibi oynayan ve bu sayede performansını üst seviyede tuta bilen bir oyuncu. Rijkaard'ın tabi ki sistemine saygı duymak zorundayız. Misimovic'den istenilen verimi alabilmek için onu muhakkak on numara pozisyonunda oynatmak zorundasınız. Bu da direkt olarak 4-2-3-1 sistemini işaret ediyor.

Sistem üzerinde yabancı oyuncularımızın durumuna bakalım. Neill,İnsua,Cana,Pino,Elano,Kewell,Baroş,Misimovic. Neill ve İnsua'nın yeri garanti.Muhtemelen Cana ilk ön libero olacak. Ona da garanti diyelim. Baroş ve Misimovic garanti. Beş yabancımız oldu. Altıncı muhtemelen Elano olacaktır. Görüldüğü gibi hücum yönümüz yine kuvvetli. Pino var elde. Daha hiçbir şey anlayamadık. Genç bir yetenek oyması gerekiyor. Kewell gördük ki o olmadan olmuyor.Skibbe dönemi aklıma geldi. Çok gol atar çok gol yerdik. Yine oraya doğru gidiyor gibiyiz. İnsua'nın gelişi sol beke bir çözüm evet ama sıkıntı stoperlerde. Servetin yıldızı bir türlü barışmadı Rijkaardla. Rejkaard Servetin yerinde Baltayıda deneyebilir. Sağ bek Sabri'den sonra çöktü. Ali Turan oranın oyuncusu olmadığını gösterdi. Ama ben diyorum ki Ali Turan Galatasaray'ın oyuncusu olabilir mi ?

Tüm mevkileri değerlendirdik. Son olarak ideal on birimi yazayım ve bitirelim. 4-2-3-1

--------------------UFUK--------------------

---SABRİ---NEİLL---H.BALTA---İNSUA----

------------CANA----M.SARP----------------

----ELANO----MİSİMOVİC-----ARDA------

-----------------BAROŞ----------------------

ZVJEZDAN MİSİMOVİC

EMİLİANO INSUA

SON DAKİKA TRANSFERLERİ

01.09.2010 tarihli transferler;

Romaric - Sevilla - Zaragoza
David Rozenhal - Hamburg - Lille
Osvoldo - Bologna - Espanyol
Drenthe - R.Madrid - Hercules
Mehmet Yozgatlı - Gaziantepspor - Gençlerbirliği

31.08.2010

Kaledze - Milan - Genoa
Dı Santo - Chelsea - Wigan
Uğur İnceman - Beşiktaş - Antalyaspor
Gudjohnsen - Monaco - Stoke City
Yobo - Everton - Fenerbahçe
Borıello - Milan - Roma
Gyan - Rennes - Sunderland
Robınho - M.City - Milan
Hleb - Brcelona - Birmingham
Konchesky - Fulham - Liverpool
Candreva - Udinese - Parma
Daprela - West Ham - Brescia

Kanfory Sylla - İBB - Konyaspor
Landzaat - Feyenoord - Twente
Camoranesı - Juventus - Stuttgart
Misimovic - Wolfsburg - Galatasaray
Insua - Liverpool - Galatasaray
Huntelar - Milan - Schalke
Jurado - A.Madrid - Schalke
Serkan Kırıntılı - Ankaragücü - Fenerbahçe

Not: Bu gün içinde biten transfer olursa listeye eklenecektir.
Not 2: Atladığımız transferler olabilir.



31 Ağu 2010

BAROŞ - KEWELL - İNSUA // LİVERPOOL - GALATASARAY

BİR GECE HASILATI

Yapılan transferleri oyuncu kalitesi olarak eleştirmek futbolcuyu bırakalım futbola yapılmış bir saygısızlık olur. Ancak keşkeler üzerine kurulu bir hayat felsefesi kabul edilemez bir yaşamdır. Onun için bir çok kişinin söylediği gibi Avrupa kupasından elenmeden önce yapılsaydı bu transferler demeyeceğim. Çünkü Galatasaray'ın mevcut kadrosu sıradan bir takım olan Lviv'i eleyecek kadar güçlüydü. Bunun transferle falan bir alakası yok.

Rijkaard'ın transfer yapmak için yapılmaz sözü bu gün bize doğruluğunu tekrar gösterdi. Orta sahada topla buluşan ve bu topu hücum hattına servis yapacak oyuncu eksiğimiz Misimovic transferiyle noktalandı. Eksikti tamamlandı. Avrupa liginden elenen takımın teknik direktörü maç sonu basın toplantısında defansa oyuncu istediğini ve henüz alınmadığını söylemek zorunda kaldı. Üç maçtır sol bek oyuncumuzun bireysel hatası nedeniyle goller yedik. Yeri dün gece İnsua transferiyle dolduruldu. Eksikti tamamlandı. Şimdi beklenen bir transfer daha var. Bu transfer yine eksik bölgeye olacak. Bu transfere aday iki bölge var. Birinci bölge defansif bir ortasaha, ikinci bölge ise kaleci. Muhtemelen bu transfer defansif ortasaha olacak.

Misimovic'i burada satırlara dökecek değilim. Tanımayan varsa yardımcı olabilirim. Rijkaard'ın 4-3-3 sisteminde Misimovic'i nerede oynatacak ? Yoksa Rijkaard 4-3-3 sisteminden vaz mı geçecek ? Evet vaz geçecek. Muhtemelen 4-2-3-1 olacak. Eski sistemde ısrar etmesi hem Misimovic'in performansını düşürür hemde orta sahanın hakimiyetini kaybeder. Misimovic çok koşan bir oyuncu değil. Orta sahada pres yapıp üstün bir mücadele beklenemez. Beklenen bitirici paslar ve pitirici son vuruşlar. Ki bunlar bu adamda fazlasıyla mevcut.

Galatasaray'da taşlar yerine oturmaya başladı. Kötü başlangıç umarım mutlu bir sonla biter.

Misimovic ve İnsua transferleri Galatasarayımıza hayırlı olsun.

PART 2 // EMILIANO İNSUA GALATASARAY'DA

28 Ağu 2010

AYHAN AKMAN ''DIŞARIDA SEYİRCİ VAR MI'' ? SAHADA KİMSE VAR MI ?

Ayhan Akman Karpaty Lviv maçı sonrası havalimanında bir güvenlik görevlisine ''Dışarıda seyirci var mı'' ? diye bir soru iletti. Ultraslan.com Ayhan'a hitaben şunu sordu ''Sahada kimse var mı''?

Şimdi Ayhan'a bir soruda biz soralım; Ayhan sen ne için o sarı kırmızı formayı giyiyorsun ?Unutma ki biz sevgimizi herkesle paylaşmayız. Armaya sahip çıkar söker alırız.

27 Ağu 2010

ACHİLLE EMANA & REAL BETİS

Dün gecenin ardından böyle bir haber girmek ne kadar doğru açıkçası tartışılır. Belki de yaptığım yanlış. Bunu şu anda kestiremiyorum. Peki peki kısa kesiyorum.

Real Betis takımı Emana'nın ismini Federasyona bildirmemiş. Gerekçe olarak Emana'nın aklının Betis'de olmadığını söylemişler. Hafta sonu ve hafta içi oynanacak maçlarda kadroya dahil edilmeyecek. Transferi artık kesin gibi. Ama nere gideceği belli değil. Galatasaray ihtimali yüksek.

UEFA AVRUPA LİGİ KURA ÇEKİMLERİ // ŞAPKADAN TAVŞAN ÇIKTI

Tek temsilcimiz beşiktaş kaldı. Sonsuz başarılar. Bu arada Karpaty yan bastı sanırım.

KAPTAN VAR KAPTANCIK VAR. ÖYLE DEĞİL Mİ ?



HER ŞEYE RAĞMEN GALATASARAY


Başımı yastığa koyduğum zaman uyuyamıyorsam ve bunun sebebi Galatasaray ise artık kendime bir çeki düzen vermenin zamanı gelmiş demektir.

Sarı kırmızı bir forma ve o formanın üzerinde ‘’GS’’ arması ile sahaya çıkan on bir kişi bir maç kaybediyor ve ben sıkıntıdan uyuyamıyor. Ne garip değil mi ? Peki neden ? İnsanı bu denli etkileyen bir sevgi gerçek mi acaba ? Sorular…Sorular…Sorular…

Hiç sorgulamadan sevdik. Yıllardır sevgimizden ödün vermedik. Yine vermeyiz. Avrupa’da başarı yakaladığımız zaman nasıl gururlanmışsak bu gün o gururla aşkımızı devam ettiriyoruz. Bazı kimseler çıkıp konuşuyor 2000 yılındaki başarının ekmeğini halen yiyorsunuz, onla yaşıyorsunuz diyorlar. Şimdi buradan onlara sesleniyorum buyurun siz de yapın, Galatasaray taraftarı olarak sizin yaktıklarınızla biz gururlanırız. Çünkü biz Galatasaray taraftarıyız.

Dün akşam 90+1 de avazım çıktığı kadar sevinçten bağırıyorsam, 90+2 de tüm o bağırdıklarımı geri yutuyorsam, içimdeki acıyı yüreğimin en derinlerinde saklıyorsam, sevgime layık olamıyorlar diye sarı kırmızı aşkımız kül olmayacaktır. Sevdik… Karşılık bekledik mi ? Asla…

Durum bu. Ama artık bazı kimseler bizleri kullanmaktan vazgeçsin. Adını ilk kez duyduğum bir takıma elenirken bize yaşattıkları hüsranı, acıyı vs… artık nasıl nitelendirirseniz, ne kadar hak ediyoruz yada ne kadarını hak ediyoruz ?

Galatasaray taraftarı olmak zor. Bu yüzden herkes Galatasaray taraftarı olamıyor. Bizler bu ayrıcalığın sahipleriyiz, buna sımsıkı sarılmışken çözmeye çalışan sözde Galatasaraylılar her acı sonuç karşısında yaptıkları çirkeflikleri bu günden sonra yine yapmaya başlayacaklardır.Aklımız başında, sizlere pabuç bırakmayız.

Her şeye rağmen iyi ki varsın GALATASARAY.

''PEŞİNDEYİZ''

26 Ağu 2010

BİR SERKAN KURTULUŞ VARDI

Bu akşam sağ bekte sanki Ali'den daha çok iş yapacakmış gibime geliyor. Rijkaard oynatır mı bilmem ama Ali Turan'ı izledikten sonra bek oyuncusu olmadığını/olamadığını anlamak çok zor değil.

Sizce Serkan oynatılmalı mı ? Yoksa Ali Turan neden oynatılmalı ?

25 Ağu 2010

ELANO KONUSU

Dünya kupasında sergilediği performans bizim bildiğimiz, tanıdığımız, özlediğimiz Elano portresiydi. Galatasaray'a geldiği günden bu yana beklentilerin fazla olması, üstüne yüklenmeye çalışılan misyonun ağırlığı ve taraftarın beklentisi hep en üst seviyede oldu. Olmalıydı...

Sezon öncesi kesin satılma kararı alındı. Her ne kadar Rijkaard istemese de dünya kupasında sergilediği performans yönetimin para konusunda iştahını kabartıyordu. Pazarlamak için bir çok yöntem denediler fakat verilen teklifler istenilen seviyeye bir türlü çıkmadı. Transfer politikasını Elano'nun satışına bağlayan yönetim satış olmadığı için her kesimi sıkıntıya sokmuştur. Elano gibi takım oyuncusu olan bir adamı satmayı düşünmek kadar gereksiz bir strateji görmedim. Elano'yu kullanamamak bir yönetim ve teknik ekip hatasıdır.

Şimdi Karpaty Lviv maçı öncesi kadroya dahil edilmedi. Sakatlığı söz konusuymuş. Kasık ve bel ağrısı diye duyuruldu. Ve riske edilmemek için yazıyorlar. Bana inandırıcı gelmiyor bu sakatlık durumu. Halen satabilmek için uğraşan yönetimin yeni bir manevrasıdır bu.

Başka söze ne hacet...

24 Ağu 2010

BİR YUMAK İÇİNDE GALATASARAY

İyi giden ne var diye düşünüyorum. Yok...

Elimizde bir kazak vardı, üstümüze giydiğimiz zaman bedenimizdeki kötülükleri örtüyordu. Sonra o kazağın ucu bir tele takıldı. Bir ten kaçtı kazaktan. Sonra birisi tuttu bu teni kaçmış yerden. Var gücüyle çekmeye başladı. Söküldü...Çektikçe daha da söküldü. Kalmadı. Tekrardan yumak haline getirildi. Şimdi bu yumak kazak örmek için uygun mu ? O bir sorun yumağı çünkü. Yakın bir zaman önce örmeye başlandı. Bu zamana kadar çok miller kırdı.

Yukarıda yazılanlar Galatasaray'ın gecen yıldan bu zaman kadar olan durumunu anlattı bize. Ve son olarak yukarıdaki resim yumağa dahil edilmeye çalışılan betisli bir oyuncu. Emana. Galatasaray 6 milyon euro'ya çıkmış. İstanilen transfer mi yoksa mecburiyetin getirdiği bir transfer mi ?

Üzgünüz...

Resim ve daha fazlası için http://elbetis.com/.

8 Eyl 2010

TÜRKİYE 3 BELÇİKA 2

Aslında iki farklı değerlendirme yapılması gerekiyor. İlk 45 dakika ve ikinci 45 dakika...

Sahaya çıkan on bir daha çok gol yememeyi hedefleyen bir düşüncenin ürünü bana göre. Bu düşünce Emre ve Aurelio'nun savunmaya daha yakın oynamasına neden oldu. Hücum organizasyonlarını sağlam adımlarla geliştirecek Hamit sağ kanatta kısılıp kalınca yük tamamen sol kantta Arda'ya düştü. İlk yarı itibari ile neredeyse tüm hücum organizasyonları Arda'nın bulunduğu kanttan yapılmaya çalışıldı. Yıllardır biliriz ki Tuncay tam bir santrfor değil. Tek başına son adam olmak Tuncay'ın futbol mantalitesinde yok zaten. O şavaşçı kimliğinden ödün vermeyen, araya koşular yapıp sürpriz çıkışlarla gol koklayan daha çok forvet arkası bir oyuncu. Topu sürekli orta alan defans arasında çevirdik durduk. Topun daha çok bizde kalması, bu hücüm organizasyonu olmayan kısır top çevirmelerden kaynaklandı. Oyunda kaldığı sürece Selçuk İnan'ın pek katkı sağladığını söyleyemeyiz. Hani bu yarı itibari ile Belçika'nın bir atağı var mı dersek ona da var diyemeyiz. En büyük sorunlarımızdan biri olan yan top yine gol yememize neden oldu. Servet'in rakibini kaçırması Onur'un hatalı çıkışı golü yememizde ki önemli iki etkendi.

Eksik olanı herkes görebiliyordu. Orta sahanın hücuma olan katkısını arttırmamız şarttı. Gördük ki Selçuk'un oyundan alınması ve yerine Semih'in girmesi tüm her şeyi baştan yazdı. Semih en uçta hemen arkasında Tuncay sistemin dişlilerini daha hızlı çevirmesini sağladı. Bu durumda Emre ve Hamit'in hücuma olan katkısı daha da arttı. Hiddink'in, yanlış demiyelim ama hatadan dönmesi biraz geç olsada güzel bir galibiyet aldık.

Ntvspor'da bir yorumcu büyüğümüz şunu dedi;''Belçika bizim rakibimiz olamaz. Bizim rakibimiz Almanya''.
Kesinlikle buna katılmıyorum. Bizim rakibimiz Belçika. Şundan söylüyorum; Belçika Milli takımında oynayan futbolcuların bir çoğu üst düzey liglerin önemli kulüplerinde futbol oynuyor. Ortada yükselişte olan bir Belçika futbolu var. Bakın bizim futbolcularımız üst düzey liglerde oynayamaz demiyorum. Şu anda oynamıyorlar. Sabri kendi kulübünde oynamadan Milli takımda oynadı, Aurelio aynı şekilde,Tuncay aynı,Hamit,Semih...bu isimleri çoğaltabiliriz. Bu oyunculardan bir çoğu direkt olarak kendi takımlarında oynamıyorlar. Ben bundan bahsediyorum. Belçika'yı küçük görmek hatanın en büyüğü olur.

3-2 güzel bir skor gibi görünüyor. Evet öyle. 0-1 geri düşmüşsün, rakip takımda Fellani, Hazard, Kompany, Dembele gibi son derece tehlikeli oyuncular varken ve gol atacak bir organizasyon içinde bulunamazken bu sonucu beklemiyordum. Semih'in oyuna girmesi ne denli değiştirmişse oyunu rakibin 10 kişi kalması da o denli oyunun gidişini etkilemiştir.

Son olarak, iki galibiyetle başlamak çok güzel. Umarım devamı gelir.

Bitirmeden maçın adamını da seçelim. İlk yarı Arda Turan, maç sonu Hamit Altıntop.

3 Eyl 2010

BİZ BİR AİLEYİZ

Rijkaard - Kewell - Elano - Neıll.

MİLAN BAROS

INSUA'YA DOKUNMAK YASAK

HARRY KEWELL

'' KIL OLDUM ABİİİ ! ''


Dün akşam % 100 futbol programında Başkan Adnan Polat konuk oldu. Günlerdir bu günü ve saati bekliyordum. Galatasaray'ın içinde yaşanan olaylara açıklık getirecek, medyada dönen yalan haberlerin doğrusunu söyleyecek ve bu sayede tüm spor medyası aydınlatılmış olacaktı.

Hani, güzel de başladı. Projeler falan... Derken Rıdvan Dilmen yavaş yavaş amacını açığa çıkarmaya başladı. Hem Başkana sorular soruyor, hem de verdiği cevaplara inanılmaz bir tavır takınıyor. Program ilerledikçe Adnan Polat'ı bir kurbanmış gibi görmeye başladım. Olay buraya doğru gidiyordu. Çok daha güzel sorular sorulması gerekirken;

*Kamuoyun araştırmaları gösteriyor ki Türkiye'de en fazla taraftarı olan takım Galatasaray dedi başkan. Ardından Rıdvan Dilmen hemen araya girdi ve '' o tartışılır'' dedi.

*Güntekin Onay kötü başlangıcın ve Avrupa kupalarından elenmeyi neye bağlıyorsunuz dedi.Bir çok faktör bir araya geliyor ve bir anda işler iyi gitmemeye başlıyor ve bu sonuçları alabiliyorsunuz. Bu faktörlerin arasında şans faktörünü de göz ardı etmemeliyiz dedi başkan. Ardından Rıdvan Dilmen ''futbolda şans yoktur'' diye bir cevap veriyor.

*Türkiye'ye gelmiş, cv'si güzel olan futbolcuları saydı Rıdvan Dilmen. Bunun üzerine Misimovic'i nasıl buluyorsun Rıdvan dedi Adnan Polat. ''Bunların çok altında'' dedi. b Sonrasından Misimovic'in geçen yıl neler yaptığını anlatmaya çalışan Adnan Polat'ın sözlerini bitirmesine izin vermeden başka konulara geçmeye çalıştı.

*Olmadık bir anda gereksiz bir şekilde Beşiktaş'ı sordu ki bunu hiç anlamış değilim.

Hepsini bir kenara bırakalım diyemiyorum. Zoruma gitti dün yaşananlar. Üzüldüm. Programa konuk olan Türkiye'nin en büyük futbol kulüplerinden birinin başkanı.

Umarım Rıdvan Dilmen bir gün o programda ŞANS kelimesini kullanır ve tüm Türkiye buna tanıklık eder.

1 Eyl 2010

4-3-3 TARİH Mİ OLUYOR ?


Bu günden itibaren Galatasaray'da bir çok şey değişecek. Değişmeyeceğini düşünenler var saygı duyuyorum.

Tarihinin en kötü başlangıçlarından birisini yaptı. Daha ilk basamaklarda Avrupa kupalarına veda etti.Büyük hedefleri olan kulüpler için bu durum kazanın kaynaması için altına daha çok odun atılmasına neden olurdu, oldu da. Kazanda suyun çok olmaması dışarıya taşmasına engel olmuştu. Dün itibari ile kazanın içindeki suya ilaveler yapıldı. Tatlandırıcılar ilave edildi. Tuz ve şeker.

Katılmadığım bir konudan devam etmek istiyorum. Süper Ligi bir kenara bırakalım. Halen dillerde dolanan bir söylem var. Bu transferler Avrupa kupasından elenmeden önce neden yapılmadı ? Bu söylem Galatasaray'a haksızlık etmektir. Neden ? Galatasaray'ın mevcut kadrosu Lviv'i rahatlıkla eleyecek bir güçte. Basit bireysel hatalar ve son maçtaki panik bizi kupanın dışına itti. Bunu artık kabul edin. Avrupa kupasından elenmenin transferle uzaktan yakından bir alakası yok. Tabi ki transferlerin geç kaldığı bir gerçek. Bu tamamen maddi durumdan ve daha ötesi yönetimin yetersizliğinden kaynaklı. Artık Avrupa kupası da geride kaldı süper ligde alınan iki mağlubiyette. Geçmişe sünger çekmek kolay değil ama geçmişle yaşamak hiç kolay değil.

Dün mevcut kadroya Misimovic ve Insua katıldı. Tamam sorunlar bitti demiyoruz. Galatasaray'da sorun hiç bitmez.

Galatasaray'ın 4-3-3 sisteminde ideal on birine bir bakalım şimdi. Ufuk,Sabri,Neıll,Servet,Hakan Balta,Ayhan,Mustafa Sarp,Barış,Arda,Baroş,Kewell.

Sezon başında Cana,Pino,Ali Turan,Serdar Özkan,Mehmet Battal,Musa Çağıran vs. gibi oyuncular kadroya dahil edildi. Mehmet Topal gitti yerine Cana alındı. Keita gitti yerine Pino ve Serdar Özkan alındı. Cana, bir Mehmet Topal olabilir mi ? Pino ve Serdar Özkan, bir Keita olabilir mi ? Tüm bunların üzerine Kewell ile neredeyse anlaşma yapılmayacaktı. Musa'nın sakatlanması. Üzerine Pino ve Cana'nın sakatlanması. Yeni transferler sakat mı diye düşünürken Sabri sakatlandı,son olarak Kewell ve Mehmet Battal sakatlandı. Olaylar bu şekilde devam ederken işlemeyen 4-3-3 sistemi tamamen çaresiz kalmıştı. Oyuncuların alternatiflerinin olmaması felaketlerin habercisiydi. Sonuç; lige iki mağlubiyetle başladık ardından Avrupa kupalarından elendik ve eskişehir galibiyetiyle biraz gülümsedik.

Avrupa kupasından elenmek beceriksizlikten başka bir şey değildi.Artık herkesimden aynı ses çıkıyordu. Transfer şart. Neden bekleniliyor. Maddi kaynak sıkıntısı çeken yönetim dünya kupasında harika bir performans sergilemiş Elano'yu satma girişimlerinde bulunuyor fakat istediği rakamları veren bir kulüp çıkmıyordu. Bu kadro sıkıntısında Elano'nun satılması düşüncesi bile taraftarı ürkütüyordu. Maçı izleyen her göz görüyordu Galatasaray orta sahasının Ayhan,Sarp,Mustafa üçlüsüne, kalesinin Aykut ve Ufuk'a emanet edilmeyeceğini. Bunu Rijkaard ve yönetim de görüyordu. Tüm temaslar boşa çıkmıştı. Başvurulan oyuncunun ücreti Galatasaray'ın bütçesine uymuyordu. Yönetimden gelen açıklamalar hiç değişmiyordu.''Transfer sezonu kapanmadan iki yada üç oyuncu daha alacağız''. Beklenen haberler nihayet dün geldi. Müthiş bir pasör ve savunmacı takıma katıldı.

Rijkaard geldiği günden bu yana 4-3-3 sisteminde oynattı takımı. Misimovic'in gelişi ile bu sistemden vazgeçmesi gerekecek gibi. İnsan düşünmeden de edemiyor tabi. Rijkaard misimovic transferini ne kadar istedi. Kararlı olduğu siteme devam edecekse Misimovic bu sistemin neresinde kendine yer bulabilecek ? bu da ayrı bir soru işareti. Misimovic, kendisinin de söylediği gibi forvet arkasından ikinci bir forvetmiş gibi oynayan ve bu sayede performansını üst seviyede tuta bilen bir oyuncu. Rijkaard'ın tabi ki sistemine saygı duymak zorundayız. Misimovic'den istenilen verimi alabilmek için onu muhakkak on numara pozisyonunda oynatmak zorundasınız. Bu da direkt olarak 4-2-3-1 sistemini işaret ediyor.

Sistem üzerinde yabancı oyuncularımızın durumuna bakalım. Neill,İnsua,Cana,Pino,Elano,Kewell,Baroş,Misimovic. Neill ve İnsua'nın yeri garanti.Muhtemelen Cana ilk ön libero olacak. Ona da garanti diyelim. Baroş ve Misimovic garanti. Beş yabancımız oldu. Altıncı muhtemelen Elano olacaktır. Görüldüğü gibi hücum yönümüz yine kuvvetli. Pino var elde. Daha hiçbir şey anlayamadık. Genç bir yetenek oyması gerekiyor. Kewell gördük ki o olmadan olmuyor.Skibbe dönemi aklıma geldi. Çok gol atar çok gol yerdik. Yine oraya doğru gidiyor gibiyiz. İnsua'nın gelişi sol beke bir çözüm evet ama sıkıntı stoperlerde. Servetin yıldızı bir türlü barışmadı Rijkaardla. Rejkaard Servetin yerinde Baltayıda deneyebilir. Sağ bek Sabri'den sonra çöktü. Ali Turan oranın oyuncusu olmadığını gösterdi. Ama ben diyorum ki Ali Turan Galatasaray'ın oyuncusu olabilir mi ?

Tüm mevkileri değerlendirdik. Son olarak ideal on birimi yazayım ve bitirelim. 4-2-3-1

--------------------UFUK--------------------

---SABRİ---NEİLL---H.BALTA---İNSUA----

------------CANA----M.SARP----------------

----ELANO----MİSİMOVİC-----ARDA------

-----------------BAROŞ----------------------

ZVJEZDAN MİSİMOVİC

EMİLİANO INSUA

SON DAKİKA TRANSFERLERİ

01.09.2010 tarihli transferler;

Romaric - Sevilla - Zaragoza
David Rozenhal - Hamburg - Lille
Osvoldo - Bologna - Espanyol
Drenthe - R.Madrid - Hercules
Mehmet Yozgatlı - Gaziantepspor - Gençlerbirliği

31.08.2010

Kaledze - Milan - Genoa
Dı Santo - Chelsea - Wigan
Uğur İnceman - Beşiktaş - Antalyaspor
Gudjohnsen - Monaco - Stoke City
Yobo - Everton - Fenerbahçe
Borıello - Milan - Roma
Gyan - Rennes - Sunderland
Robınho - M.City - Milan
Hleb - Brcelona - Birmingham
Konchesky - Fulham - Liverpool
Candreva - Udinese - Parma
Daprela - West Ham - Brescia

Kanfory Sylla - İBB - Konyaspor
Landzaat - Feyenoord - Twente
Camoranesı - Juventus - Stuttgart
Misimovic - Wolfsburg - Galatasaray
Insua - Liverpool - Galatasaray
Huntelar - Milan - Schalke
Jurado - A.Madrid - Schalke
Serkan Kırıntılı - Ankaragücü - Fenerbahçe

Not: Bu gün içinde biten transfer olursa listeye eklenecektir.
Not 2: Atladığımız transferler olabilir.



31 Ağu 2010

BAROŞ - KEWELL - İNSUA // LİVERPOOL - GALATASARAY

BİR GECE HASILATI

Yapılan transferleri oyuncu kalitesi olarak eleştirmek futbolcuyu bırakalım futbola yapılmış bir saygısızlık olur. Ancak keşkeler üzerine kurulu bir hayat felsefesi kabul edilemez bir yaşamdır. Onun için bir çok kişinin söylediği gibi Avrupa kupasından elenmeden önce yapılsaydı bu transferler demeyeceğim. Çünkü Galatasaray'ın mevcut kadrosu sıradan bir takım olan Lviv'i eleyecek kadar güçlüydü. Bunun transferle falan bir alakası yok.

Rijkaard'ın transfer yapmak için yapılmaz sözü bu gün bize doğruluğunu tekrar gösterdi. Orta sahada topla buluşan ve bu topu hücum hattına servis yapacak oyuncu eksiğimiz Misimovic transferiyle noktalandı. Eksikti tamamlandı. Avrupa liginden elenen takımın teknik direktörü maç sonu basın toplantısında defansa oyuncu istediğini ve henüz alınmadığını söylemek zorunda kaldı. Üç maçtır sol bek oyuncumuzun bireysel hatası nedeniyle goller yedik. Yeri dün gece İnsua transferiyle dolduruldu. Eksikti tamamlandı. Şimdi beklenen bir transfer daha var. Bu transfer yine eksik bölgeye olacak. Bu transfere aday iki bölge var. Birinci bölge defansif bir ortasaha, ikinci bölge ise kaleci. Muhtemelen bu transfer defansif ortasaha olacak.

Misimovic'i burada satırlara dökecek değilim. Tanımayan varsa yardımcı olabilirim. Rijkaard'ın 4-3-3 sisteminde Misimovic'i nerede oynatacak ? Yoksa Rijkaard 4-3-3 sisteminden vaz mı geçecek ? Evet vaz geçecek. Muhtemelen 4-2-3-1 olacak. Eski sistemde ısrar etmesi hem Misimovic'in performansını düşürür hemde orta sahanın hakimiyetini kaybeder. Misimovic çok koşan bir oyuncu değil. Orta sahada pres yapıp üstün bir mücadele beklenemez. Beklenen bitirici paslar ve pitirici son vuruşlar. Ki bunlar bu adamda fazlasıyla mevcut.

Galatasaray'da taşlar yerine oturmaya başladı. Kötü başlangıç umarım mutlu bir sonla biter.

Misimovic ve İnsua transferleri Galatasarayımıza hayırlı olsun.

PART 2 // EMILIANO İNSUA GALATASARAY'DA

28 Ağu 2010

AYHAN AKMAN ''DIŞARIDA SEYİRCİ VAR MI'' ? SAHADA KİMSE VAR MI ?

Ayhan Akman Karpaty Lviv maçı sonrası havalimanında bir güvenlik görevlisine ''Dışarıda seyirci var mı'' ? diye bir soru iletti. Ultraslan.com Ayhan'a hitaben şunu sordu ''Sahada kimse var mı''?

Şimdi Ayhan'a bir soruda biz soralım; Ayhan sen ne için o sarı kırmızı formayı giyiyorsun ?Unutma ki biz sevgimizi herkesle paylaşmayız. Armaya sahip çıkar söker alırız.

27 Ağu 2010

ACHİLLE EMANA & REAL BETİS

Dün gecenin ardından böyle bir haber girmek ne kadar doğru açıkçası tartışılır. Belki de yaptığım yanlış. Bunu şu anda kestiremiyorum. Peki peki kısa kesiyorum.

Real Betis takımı Emana'nın ismini Federasyona bildirmemiş. Gerekçe olarak Emana'nın aklının Betis'de olmadığını söylemişler. Hafta sonu ve hafta içi oynanacak maçlarda kadroya dahil edilmeyecek. Transferi artık kesin gibi. Ama nere gideceği belli değil. Galatasaray ihtimali yüksek.

UEFA AVRUPA LİGİ KURA ÇEKİMLERİ // ŞAPKADAN TAVŞAN ÇIKTI

Tek temsilcimiz beşiktaş kaldı. Sonsuz başarılar. Bu arada Karpaty yan bastı sanırım.

KAPTAN VAR KAPTANCIK VAR. ÖYLE DEĞİL Mİ ?



HER ŞEYE RAĞMEN GALATASARAY


Başımı yastığa koyduğum zaman uyuyamıyorsam ve bunun sebebi Galatasaray ise artık kendime bir çeki düzen vermenin zamanı gelmiş demektir.

Sarı kırmızı bir forma ve o formanın üzerinde ‘’GS’’ arması ile sahaya çıkan on bir kişi bir maç kaybediyor ve ben sıkıntıdan uyuyamıyor. Ne garip değil mi ? Peki neden ? İnsanı bu denli etkileyen bir sevgi gerçek mi acaba ? Sorular…Sorular…Sorular…

Hiç sorgulamadan sevdik. Yıllardır sevgimizden ödün vermedik. Yine vermeyiz. Avrupa’da başarı yakaladığımız zaman nasıl gururlanmışsak bu gün o gururla aşkımızı devam ettiriyoruz. Bazı kimseler çıkıp konuşuyor 2000 yılındaki başarının ekmeğini halen yiyorsunuz, onla yaşıyorsunuz diyorlar. Şimdi buradan onlara sesleniyorum buyurun siz de yapın, Galatasaray taraftarı olarak sizin yaktıklarınızla biz gururlanırız. Çünkü biz Galatasaray taraftarıyız.

Dün akşam 90+1 de avazım çıktığı kadar sevinçten bağırıyorsam, 90+2 de tüm o bağırdıklarımı geri yutuyorsam, içimdeki acıyı yüreğimin en derinlerinde saklıyorsam, sevgime layık olamıyorlar diye sarı kırmızı aşkımız kül olmayacaktır. Sevdik… Karşılık bekledik mi ? Asla…

Durum bu. Ama artık bazı kimseler bizleri kullanmaktan vazgeçsin. Adını ilk kez duyduğum bir takıma elenirken bize yaşattıkları hüsranı, acıyı vs… artık nasıl nitelendirirseniz, ne kadar hak ediyoruz yada ne kadarını hak ediyoruz ?

Galatasaray taraftarı olmak zor. Bu yüzden herkes Galatasaray taraftarı olamıyor. Bizler bu ayrıcalığın sahipleriyiz, buna sımsıkı sarılmışken çözmeye çalışan sözde Galatasaraylılar her acı sonuç karşısında yaptıkları çirkeflikleri bu günden sonra yine yapmaya başlayacaklardır.Aklımız başında, sizlere pabuç bırakmayız.

Her şeye rağmen iyi ki varsın GALATASARAY.

''PEŞİNDEYİZ''

26 Ağu 2010

BİR SERKAN KURTULUŞ VARDI

Bu akşam sağ bekte sanki Ali'den daha çok iş yapacakmış gibime geliyor. Rijkaard oynatır mı bilmem ama Ali Turan'ı izledikten sonra bek oyuncusu olmadığını/olamadığını anlamak çok zor değil.

Sizce Serkan oynatılmalı mı ? Yoksa Ali Turan neden oynatılmalı ?

25 Ağu 2010

ELANO KONUSU

Dünya kupasında sergilediği performans bizim bildiğimiz, tanıdığımız, özlediğimiz Elano portresiydi. Galatasaray'a geldiği günden bu yana beklentilerin fazla olması, üstüne yüklenmeye çalışılan misyonun ağırlığı ve taraftarın beklentisi hep en üst seviyede oldu. Olmalıydı...

Sezon öncesi kesin satılma kararı alındı. Her ne kadar Rijkaard istemese de dünya kupasında sergilediği performans yönetimin para konusunda iştahını kabartıyordu. Pazarlamak için bir çok yöntem denediler fakat verilen teklifler istenilen seviyeye bir türlü çıkmadı. Transfer politikasını Elano'nun satışına bağlayan yönetim satış olmadığı için her kesimi sıkıntıya sokmuştur. Elano gibi takım oyuncusu olan bir adamı satmayı düşünmek kadar gereksiz bir strateji görmedim. Elano'yu kullanamamak bir yönetim ve teknik ekip hatasıdır.

Şimdi Karpaty Lviv maçı öncesi kadroya dahil edilmedi. Sakatlığı söz konusuymuş. Kasık ve bel ağrısı diye duyuruldu. Ve riske edilmemek için yazıyorlar. Bana inandırıcı gelmiyor bu sakatlık durumu. Halen satabilmek için uğraşan yönetimin yeni bir manevrasıdır bu.

Başka söze ne hacet...

24 Ağu 2010

BİR YUMAK İÇİNDE GALATASARAY

İyi giden ne var diye düşünüyorum. Yok...

Elimizde bir kazak vardı, üstümüze giydiğimiz zaman bedenimizdeki kötülükleri örtüyordu. Sonra o kazağın ucu bir tele takıldı. Bir ten kaçtı kazaktan. Sonra birisi tuttu bu teni kaçmış yerden. Var gücüyle çekmeye başladı. Söküldü...Çektikçe daha da söküldü. Kalmadı. Tekrardan yumak haline getirildi. Şimdi bu yumak kazak örmek için uygun mu ? O bir sorun yumağı çünkü. Yakın bir zaman önce örmeye başlandı. Bu zamana kadar çok miller kırdı.

Yukarıda yazılanlar Galatasaray'ın gecen yıldan bu zaman kadar olan durumunu anlattı bize. Ve son olarak yukarıdaki resim yumağa dahil edilmeye çalışılan betisli bir oyuncu. Emana. Galatasaray 6 milyon euro'ya çıkmış. İstanilen transfer mi yoksa mecburiyetin getirdiği bir transfer mi ?

Üzgünüz...

Resim ve daha fazlası için http://elbetis.com/.